8/10
·392 syf.··
2026 17. kitabı
1930'lardan 2016 yılına kadar uzanan yaklaşık seksen yıllık bir zaman diliminde, dört kuşak kadının hikâyesi üzerinden Türkiye'nin yakın tarihini anlatan bir eser. Hikâye, Nazi Almanyası'nın baskılarından kaçarak Türkiye'ye sığınan Yahudi asıllı bir tıp doktorunun ve ailesinin (özellikle eşi Elsa'nın) vatan arayışıyla başlıyor. Roman, Atatürk tarafından Türkiye'ye davet edilen yabancı akademisyenlerin ülkeye katkılarını anlatırken; diğer yandan göçmen olmanın, aidiyet arayışının ve zaman zaman ikinci sınıf muamele görmenin getirdiği psikolojik zorlukları derinden hissettiriyor. Toplam 390 sayfadan oluşan eserin özellikle ilk 200 sayfası oldukça heyecanlı, akıcı ve merak uyandıran bir tempoya sahip. Kitabın ilk yarısındaki bu sürükleyici tempo, ikinci yarıda yerini daha aceleci bir kurguya bırakıyor. Kalan sayfalarda üç ayrı kuşağın hayatına çok hızlı bir şekilde yer verilmesi, konudan konuya atlanıyormuş hissinin uyandırıyor. Bunun yanı sıra yazar, karakterlerinin hayatlarını ülkenin 6-7 Eylül olayları, 1971 darbesi, Uğur Mumcu ve Hrant Dink suikastleri, Gezi Parkı eylemleri ve 15 Temmuz gibi neredeyse tüm önemli siyasi olaylarıyla kesiştirme çabasına girmiş. Bu tarihi olayları kurguya bağlama hevesinin zaman zaman aşırıya kaçtığı ve zorlama hissi yarattığını söyleyebilirim. Metin içinde ciddi kronolojik sapmalar ve matematiksel hatalar var. Örneğin, ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Sude'nin okul dönemiyle Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam tarihleri kurguda birbiriyle uyuşmuyor. Dördüncü kuşak karakter olan Esra'nın Nisan 1993'teki doğumundan sonra, aslında Ocak 1993'te suikasta uğrayan Uğur Mumcu'nun ölümünün anlatılması bir diğer dikkat çeken tarih hatası. Karakterlerin eğitim hayatlarıyla ilgili kurgular da gerçeklikten uzak; Esra'nın 10 yaşında ortaokul hazırlık sınıfına başlaması ve iki yıl dil hazırlığı okumasına rağmen altı yıllık tıp fakültesinden imkânsız bir hızla 22 yaşında mezun olması matematiğe aykırı. Yine de kitap tamamen gözden çıkarılacak bir yerde durmuyor. Özellikle göç, aidiyet, “yabancı olma” hissi ve kadınların kuşaklar boyunca taşıdığı görünmez yük akıcı biçimde yansıtılıyor. Okumak iptiladır, müptelalara selam olsun!
Kanadı Kırık KuşlarAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20168,3bin okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.