·336 syf.····Okunma: 20 Nisan 2026 17:25 Kitap, Parnas adında kurnaz bir Fransız kadının, servetleri ve zaafları için aynı anda idare ettiği üç farklı erkeği ve bu ilişkiler ağının etrafında dönen olayları konu alıyor.
Yanlış Batılılaşma, toplumsal yozlaşma ve lüks tutkusunun aile yapısını nasıl dinamitlediğini, sokağın canlı dili ve sert bir eleştiriyle ele alınıyor.
Dizi izler gibi hissediyorsunuz çünkü ne eksik ne fazla. Televizyonda izlenen ve maruz kalınanların belki biraz daha masum kalanı. Tv'de neler neler oluyor. Bu kitap yanında masum kalır. Gerçi o dönemin toplum yapısını da düşünmek gerekiyor şimdi de burada sosyolojik analiz yapmaya başlarsak işimiz uzar da uzar.
Hüseyin Rahmi'nin yazdığı karakterlerin her birinin hayat öykülerini uzun uzadıya okuyoruz çoğu eserinde. Şıpsevdi kitabında bu aşırı abartılı olduğu için nefret etmiştim neredeyse. Ama bunda neyse ki hem karakter sayısı fazla değil hem de yazar insaf göstererek her birinin başından ayağına kadar betimlemesini uzatmamış. Konu zaten adından belli ama işleniş bakımından sürükleyici diyebilirim. En çok Saffet'e üzülmekle birlikte Hami yaşadığı her şeyi hak etti diyebilirim.
Çarpık ilişkiler herkese zarar verip aileleri yıkıyor, kimi malını kimi canını kimi ikisini birden kaybediyor. Masum olmayan sapkınlıklarını aşk kisvesi altında yaşamaya çalışanların da elleri avuçları boş kalıyor.
Kime hiçbir şey olmuyor dersiniz?