·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Nisan 2026 17:39 Birkaç ay önce bu kitabı yazar Yekta Kopan önermişti. Hatta hikâyesinde şöyle demişti:"Keşke bu kitap daha çok kişiye ulaşsa ve kadın kitap kulüplerinde bu kitap konuşulsa. ". O zamandan listemdeydi Kadınlar Ormanı. İyi ki alıp okumuşum Ladydy'nin hikayesini.
Kitabı bitirdiğimde içim burkulmus hissettim. Anlatılanlar ve yaşananlar bir kadın için ağır. Şöyle anlatıyım. Farz edin ki bir yerde bir kız çocuğu doğdu. Bunun için anne üzülüyor ve etrafa "Oğlum oldu. " diyor. Daha sonrasi daha fena. O kız çocuğu erkek gibi giydiriliyor, saçları ona göre kısa kesiliyor, yüzü gözü pis bırakılıyor. Büyüdüğünde çocuğun çirkin olması için dua ediliyor. Çirkinse de aile bu durumdan mutlu oluyor. Değilse...
Yaşanılan fiziksel ortam da fena. Meksika'da Guerrero Daği'nda akrep, yılan, tarantula, karınca, iguanalarin cirit attığı bir yer. Tekinsiz yer. Ölsen akbabalar bunun habercisi. Telefonlar da çekmez.
Devletin bu yerleşim yerindeki etkisi nedir desen,devlet suçluyu bulmaz. Kaçakçılığı, uyuşturucu satıcılarıni destekler. Bu kişiler herkes tarafından bilinir, ama devlet önlemez. Kaçırılan, kaybolan insanlar var.
Bu yerleşim yerine gelen öğretmen ya da başka sebepten gelenler hep geçici. Bir yıllık görevimi bitireyim de gidiyim derdinde. O yüzden gelenler buradakileri anlamaz, yaşayanlar da onların gideceğini bildiği için bağ kurmaz.
Buraya kadar olan kısım kitabın sadece girişi. Olaylar ile ilgili sürpriz bozan bir şey yok. Okumanızı tavsiye ederim.