Nasıl etkileyici, sarsıcı, insanın içine işleyen,en kötüsü de güncel bir roman.İnsanı hayrete düşüren, çarpıcı unsurları ne yazık ki gerçek.
Meksika Guerro'da bir köy. Köyde erkekler yok. Amerika'ya çalışmaya gidiyor çoğu hatta bir kısmı sınırı geçince geride bıraktıklarını da unutmayı tercih ediyor.Uyuştutucu kartellerinin hegemonyasında tekinsiz bir bölge. Hatta öyle tekinsiz ki öğretmenler bile zorunlu hizmet icabı bir yıl anca kalıp sonra koşar adımlarla oradan ayrılıyor.Güzellik başa bela, kızlar erkek sanılsın diye saçları kısacık kesiliyor, dişleri çürük gözüksün diye siyaha boyanıyor.Uyusturucu haydutları geldiğinde kızlar kazılmış çukurlarda saklanıyor ( şansları varsa).Ve devlet kör, sağır, dilsiz üç maymunu oynuyor.
Bu kasabada yaşayan Ladydi'nin sesine kulak veriyoruz. O da onları terk etmiş babasının ardından alkolik annesi ile yaşayan, yeri geldi mi gölgelere karışan, Kendi bedenini , kimliğini yaşayamayan küçük bir kız.
Bu , ıssız,tekinsiz köyde kaçırılanlar, kayıplara karışanlar, öldürülenler, suça bulaşanlar, yaşamaya,direnmeye çalışanlar...
Sonunda döngüsünü kırıp oradan gitmeyi başaran Ladydi'nin başına gelenler, bu eril sistemin bölgedeki insanları korumaya gelince nasıl atıl kaldığını ama "suçlu" ilan etmeye gelince nasıl seri bir şekilde işlediğini gösteriyor.Sistemin çarpıklığı, kadınların çaresizliği ve yine kadınların kenetlenmeye çalışması çok çarpıcı.
Ayrıca köye sıkılan zehir, çekmeyen tel şebekeleri, köyün ve orada yaşayan kadınların devlerin gözündeki değersizliğinin çarpıcı kanıtları. Diğer taraftan ülkenin vahşi, tekinsiz hali diğer yerler için de kötü bir tablo olarak çizilmiş satır satır.
Kitap yakın zamanı hatta günümüzü anlatıyor, yalın ama etkileyici bir üslup, herkes okusa diye düşündüğüm bir eser.