8/10
·646 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 13:59
Uzun süredir bu kadar zevkli bir kitap okumamıştım. Tadı damağımda kaldı diyebilirim. Gizem, aşk, çıkar ilişkileri, cinayet, suç... Aradığım kanı buldum 1K okurları. Mikael Blomkvist, saman altından su yürütüp yasa dışı bir şekilde zengin olanların ipliğini pazara çıkaran bir gazetecidir. Milenyum dergisinde çalışan Blomkvist bir gün sağlam bir taşa çarpar. O zaman kadar yayımlandığı tüm makaleler ile ün, saygınlık ve güvenirliğe sahip olan Blomkvist ise yaptığı hata ile her şeyini kaybeder. Bir gazeteci olarak okurların güvenini kaybetmiş olmak ise hepsinden kötüdür. Bu kötü olay sayesinde yolları Henrik Vanger ve ailesi ile kesişir. Henrik Vanger yıllar önce kaybolan yeğenini aramaktadır. Harriet Vanger, Henrik Vanger'in biricik yeğeni, her sene düzenlenen aile toplantısı sırasında aniden ortadan kaybolur. Henrik bunun bir kayıp değil cinayet olduğuna emindir. Katilin aileden biri olduğuna dair hiç şüphesi yoktur. Blomkvist'i ise bu olayı bir kerede onun araştırması için işe almak ister. Zaten her şeyini kaybetmiş olan Blomkvist ise her ne kadar istemese de bu teklifi kabul eder. Bir diğer ana karakter olan Lisbeth Salander, bir güvenlik şirketinde araştırmacı olarak çalışır. Görevi, müşterilerin istekleri doğrultusunda insanların sırlarını araştırmaktır. Kısacık saçları, piercingleri, dövmeleri ve soğuk bakışlarıyla tuhaf bir tip olan Salander'in yolu ise Blomkvist ile karşılaşır. Salander araştırmaya yardım etmeye başlar. Bu noktadan sonra olaylar daha da derinleşir. Yazarın karakterlerini derin bir şekilde işlemiş olmasına bayıldım. Kitaptaki bir çok karakteri detaylı bir şekilde tanımak hikayeye olan tutumumu ciddi anlamda değiştirdi. Her taşın altında bambaşka bir olay çıkıyor. Dedikleri kadar varmış; kitabın başından kalkmak istemedim. Kitap dört farklı bölümden oluşuyor. Bu bölümlerin başında ise İsveç'teki kadınların maruz kaldıkları cinsel istismara dikkat çekilmiş; 1. Kısım İsveç'te kadınların yüzde 18'i hayatında bir kez bir erkek tarafından tehdit edilmiştir. 2. Kısım İsveç'teki kadınların yüzde 46'sı bir erkek tarafından darp ediliyor. 3. Kısım İsveç’te kadınların yüzde 13’ü ağır cinsel şiddete maruz kalıyor. 4. Kısım İsveç’te cinsel şiddete maruz kalan kadınların yüzde 92’si en son yaşadıkları cinsel şiddeti polise bildirmediklerini belirtiyorlar. Bu dikkat çekmenin hikaye ile alakasını ilk bölümlerde anlamamakla birlikte sonrasında yaşadığım farkındalığı sizlere anlatamam. Bazıları kitabın feminist bir yönü olduğunu iddia etmiş. Bu kitap için feminist bir devrim kitabıydı diyemem ama evet gayet başarılı bir dikkat çekmeydi. Yeri gelmişken kitabın orijinal ismi "Män Som Hatar Kvinnor" yani "Kadınlardan Nefret Eden Erkekler". Ben bu ismi daha çok tercih ederdim. Özellikle günümüzde "incel" vakaları ile bazı erkeklerin ciddi bir kadın nefreti olduğunu varsayarsak bu isim daha çok dikkat çekerdi. Karanlık bir ailenin geçmişi midenizi bulandırabilir. Her şeye rağmen seve seve tavsiye edebilirim. Kitapla ve saygı ile kalın.
Ejderha Dövmeli KızStieg Larsson · Pegasus Yayınları · 202612,3bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.