9/10
·617 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 21:40
Oblomov aslında bir karakterin hikâyesi gibi başlayan ama kısa sürede bir ruh hâlinin romanına dönüşen bir kitap. Gonçarov, İlya İlyiç Oblomov’u yaratırken sadece tembel bir adam çizmez; o, hareketsizliğin, ertelemenin ve hayata karşı duyulan tuhaf bir isteksizliğin ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Roman başında Oblomov'un tembelliği ve yapması gereken işlere heyecanlanmasına rağmen bir türlü kalkıp başlayamamasını anlatır. Oblomov’u okurken insanın içinde garip bir tanıdıklık hissi oluşuyor. Çünkü hepimizin hayatında küçük “Oblomovluklar” vardır—ertelediğimiz şeyler, başlayamadığımız hayaller, sürekli “yarın yaparım” dediğimiz planlar. En basitinden günümüzün en yaygın sorunlarından sosyal medyada 'kaydırmak' bile bizim bırakmaya çalıştığımız ama sürekli bir tane daha bir tane daha video kaydırmaktan başında boşa saatlerimizi tükettiğimiz bir örnek bence. İyi ve kötü dostlarının Oblomov'un hayatında ne gibi etkiler bıraktığına şahitlik ediyoruz uzun uzun. Eserin en önemli noktalarından biri de İlya İlyiç'in Olga ile olan ilişkisi oluyor. Olga, değişimin, hareketin ve umudun temsilidir. Oblomov’un içinde bir kıpırtı yaratır, onu dönüştürebilecek gibi olur. Bir anlığına okur olarak umuda kapılıyoruz. Ama Oblomov’un doğası ağır basıyor. Çünkü mesele sadece bir kadına âşık olmak değil; mesele, hayatın kendisini kabullenmek ve onun sorumluluğunu almak. Oblomov ise tam da bundan kaçar. Kitabın sonuyla ilgili cok da spoilerlı bir yazı yazmak istemiyorum ama ben Stolz'un başka bir yol tercih etmesini beklerdim. Çünkü Oblomov’u okurken ona kızmak kolay, ama tamamen haksız da bulamıyorsunuz. Çünkü onun korkuları çok insani. Hayatın karmaşasından kaçma isteği, sorumlulukların ağırlığı altında ezilme hissi birçok kişide var. Biliyorum bir hayat böyle yaşanmaz ve yaşayanlara da en ağır şekilde cezasını kendisinden başkası çektirmiyor ama yine de Oblomov mutsuz bir hayat yaşamaz. Hatta bir noktada kendi küçük, güvenli dünyasında huzurlu bile sayılabilir. Ama bu huzur, gerçekleşmemiş bir hayatın huzurudur. İçinde hiçbir zaman tam anlamıyla yaşanmamış ihtimallerin sessizliği vardır. Çok duygusal ve anlamlı bir sonu vardı. Yazımda sığdıramama korkusu ile Zakhar'dan bahsetmemiş olsam da o da apayrı bir inceleme konusu aslında. Kitabın kapanışı bu karakter ile yapması 'oblomovluğun' en net örneği idi...
Oblomovİvan Gonçarov · İletişim Yayınları · 201949,9bin okunma
·
18 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.