Adeta “atsız s.kli şövalye” hikayesi.. ana karakter bir yazar, parasız günlük yazılarla geçimini sağlayan bir adam. İlham gelmeyince ortada kalıyor bir yandan bir şeyler yaratmaya çalışırken bir yandan gerçek anlamda açlıkla mücadele ediyor. Kitap boyunca adam o kadar aç ve anlatım o kadar yoğun ki. Sanki açlığı içinizde duyumsuyorsunuz bu bakımdan anlatım çok güçlü ancak bi yerden sonra bir şey ye be adam diyorsunuz. Ayrıca o kadar açlığına rağmen aşırı gururlu halleri de biraz sinir bozuyor. Ayrıca Adam açlıkla fiziksel olarak mücadele etse de ruhu da aç. adam sadece para kazanmak için değil ruhu için bir ihtiyaç olduğu için de yazmak istiyor bence bu yüzden başka işlere dönüp bakmıyor diye düşündüm. En sonunda fiziksel açlığa pes edip ruhunu, karakterini es geçiyor. Romanda İfade ettiğim gibi iliklerinize kadar o açlığı hissediyorsunuz o kadar güzel ve yoğun anlatmış. Ancak biraz tekrara düşmesinden açlık sonra gurur döngüsünden de sıkıldım.