Bazen bir kitap, sayfalarından çok daha ağırdır. Elia ile Yolculuk tam olarak böyle bir eser. Zülfü Livaneli, bu kısa ama yoğun anlatıda bizi yalnızca bir yolculuğa değil, bir insanın vicdanıyla yüzleşmesine tanık olmaya davet ediyor.
Dünyaca ünlü yönetmen Elia Kazan ile yapılan sohbetler, sıradan bir anı kitabının çok ötesine geçiyor. Kazan’ın hayatı, başarıları ve özellikle geçmişte verdiği kararların gölgesi altında yaşadığı iç hesaplaşma, kitabın en çarpıcı yönü. Dışarıdan bakıldığında güçlü bir figür olan Kazan’ın, iç dünyasında taşıdığı suçluluk ve pişmanlık duygusu satır aralarında derinden hissediliyor.
Livaneli’nin sade ama etkili dili, okuyucuyu yormadan derin düşüncelere sürüklüyor. Kitap ilerledikçe şunu fark ediyorsunuz: Bu aslında sadece Kazan’ın hikâyesi değil. Bu, hepimizin zaman zaman kaçtığı o sorunun hikâyesi:
“Doğru olanı mı yaptım, yoksa işime geleni mi?”
Klasik anlamda bir olay örgüsü arayanlar için durağan gelebilir. Ancak insanın iç dünyasına, vicdanına ve geçmişiyle hesaplaşmasına dair güçlü bir anlatı arayanlar için oldukça etkileyici.
Kısa ama uzun süre akılda kalan bir kitap.
Okuduktan sonra insanı kendine döndüren bir yüzleşme.