·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Mart 2026 00:00 Kitabımız psikiyatrist Birkan ile danışanı Yankı’nın seansları üzerinden ilerleyen bir kurgu. Psikiyatristin Yankı'nın bir cinayet planladığı ihtimalini düşünmesiyle okuru bir yolculuğa çıkarıyor. Birkan, danışanının anlattıklarında kendi geçmişinin izlerini sürerken; eksik çocukluklar, otoriter anneler iki karakterin hikayesini bazen o kadar iç içe geçiyor ki anlatıcının kim olduğunu seçmekte zorlanabiliyoruz.Başlangıçta kontrolü elinde tutan bir terapist profili çizen Birkan’ın, süreç ilerledikçe kendi bastırdığı anılarıyla yüzleşmek zorunda kalan birine dönüşmesi, "Yankı" isminin yazar tarafından bilinçli bir tercih mi olduğunu da sorgulatıyor. Bu noktada okur şu soruyu sormadan edemiyor: Yankı, aslında Birkan’ın kendi geçmişinden gelen bir "yankısı" olabilir mi?
Eser bilinç akışı denilen bir teknikle yazılmış. Karakterlerin duygu ve düşünceleri mantıksal bir sıralama olmaksızın, bölümlenmeden, kesintisiz, olabildiğince az noktalama işareti kullanılarak yazılıyor. Dolayısıyla okurken dikkat ve odaklanma gerektiriyor. Başta zorlansanız da sonra kimin düşüncelerini okuduğunuzu anlıyorsunuz.
Zihinle oyunlar oynayan, merak duygusunun düşmediği bu hikaye, okuru şaşkınlık içinde bırakan 'Şimdi Buradaydı' cümleli finaliyle kapağı kapatıp bu neydi şimdi diye sorgulatıyor.