️Toygar ve İlayda, hayatın erken yaşta yüklediği acılarla büyümüş iki genç.
Yolları yıllar önce bir hastane koridorunda kesişir; yarım kalan bakışlar, söylenemeyen cümleler ve eksik kalan bir yakınlıkla. İlayda’nın her defasında geri çekilişi, Toygar’ın içinde sessizce biriken sorulara dönüşür.
Yıllar sonra aynı üniversitede yeniden karşılaşmaları, geçmişin üzeri örtülmüş duygularını gün yüzüne çıkarır.
Bu karşılaşma, yalnızca bir tesadüf değil; bastırılmış pişmanlıkların, söylenememiş “keşke”lerin yeniden dile gelmesidir.
Her iki karakter de kayıplarla şekillenmiştir.
Toygar annesini, İlayda ise ailesini kaybetmenin izlerini taşır. Bu kayıplar onları hayata karşı temkinli, duygularına karşı savunmalı kılar. Kitap, bu savunmaların ardındaki kırılganlığı incelikle gösterir.
Hikâye boyunca aşk, yas ve umut iç içe ilerler.
Ne dramatik bir abartı ne de yapay bir duygu yüklemesi vardır. Her şey olması gerektiği kadar; sakin, içten ve gerçek.
Yazarın kalemi dikkat çekici bir sadelikle konuşur.
Duyguları süslemeden ama eksiltmeden aktarır. Cümleler bağırmaz; okuyucunun içine yerleşir. Ayşe İlhanlı, kelimeleriyle okuru zorlamadan, hissettirmeyi başarır.
Eğer Olsaydı, geçmişle yüzleşmenin kolay olmadığını, bazı soruların cevapsız kalmasının da hayatın bir parçası olduğunu hatırlatan bir roman.
Bitirdiğinizde aklınızda tek bir cümle dolaşabilir:
Bazı ihtimaller, gerçekleşmediği hâlde insanın içinde yaşamaya devam eder.
#eğerolsaydı #booksbooksbooks #kitapönerisi #fyp
#aesthetic