Neden bu kitap?
Haftalarca bilimin ve felsefenin o karanlık krizlerinde boğulduk. Kuantumun çöken dalgalarını, evreni yönetmeyen sahte yasaları ve hakikatin sınırlarını tartıştık. 90. gün gibi anıtsal bir dönüm noktasında; "Peki tüm bu devasa evren makinesi ne anlama geliyor?" sorusunu sormak için, laboratuvarın o katı matematiğini tasavvufun derinliğiyle birleştiren büyük bir dehanın, Türkiye'nin ilk teorik atom fizikçisi Ahmed Yüksel Özemre'nin Kur'ân-ı Kerîm ve Tabiat İlimleri eserine gidiyoruz.
Modern çağın en sinsi ideolojilerinden biri "Bilimcilik"tir (Scientisme). Bu ideoloji, evrendeki her şeyin sadece maddî denklemlerle açıklanabileceğini savunur. Özemre, bir atom fizikçisi olarak laboratuvarı çok iyi bilir; ancak Kur'ân'ı modern bilimin sürekli değişen teorilerine (Kuantum, Big Bang, Görelilik) uydurmaya çalışan "Modernist İlmî Tefsir" heveskârlarına da en sert darbeyi vurur. Ona göre, metafizik bir hakikati Tabiat İlimleri'nin kıstaslarıyla ölçmeye kalkışmak; "bir avuç leblebinin ağırlığını bir diyapazonun verdiği lâ notasının frekansı cinsinden ölçmeye kalkışmak kadar abestir." Kur'ân bir fizik veya astronomi kitabı derekesine (seviyesine) indirgenemez. Bilimsel gerçekler zamanla değişir, çöker ve yeniden yazılır; Vahiy ise mutlaktır ve insanı o denklemlerin arkasındaki asıl "Hikmet"e, yani evreni okunacak bir ayet (Sünnetullah) olarak görmeye davet eder.
Sizce evren sadece denklemlerle ölçülüp tüketilecek ölü bir makine mi; yoksa her bir atomuyla yaratıcısına işaret eden, satır satır "okunmayı" bekleyen devasa ve canlı bir kitap mı?
yarın görüşelim
#kitap #ahmetyükselözemre