Puan vermedi·688 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Nisan 2026 01:14 Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Frank Herbert'in 6 kitaplık serinin İlki “Dune” oldu.
Dune'in en az yirmi kadar bir red'den sonra yayımlanmış. Hatta başta yayıncı tarafından hata olarak bile görülmüş.
#ithakiyayınları bilimkurgu dizisinin ilk çıkan kitaplarından biri olmuş.
Ekolojik doğadan mahrum kalan, "baharat" adı diye geçen uyuşturucunun serbest bir şekilde ticaretinin yapıldığı;
Dune (Arrakis) gezegenine mecburi bir şekilde intikal eden Atreides halkı, burada pek çok şeyle mücadele etmek zorunda kalır. Bunlar;
En elzem olan suyun kısıtlı tüketiliyor olmasıydı.
Gezegenin İmparator tarafından Harkonnen Hanedanı'na değil de Atreides Hanedanı'nın yönetmesini istemesiyle iki hanedan arasında çekişmelerin ve savaşın patlak vermesiydi.
Baharat'ın geleceği görme yetisi kazandırdığını bilen ve bunu çıkarlarına göre kullanmak isteyen Uzay Lonca'sı, Harkonnenler'in taht savaşı ile galebe çalmalarıydı...
Epik Mesih anlatılarından biri olarak tanınan Dune, Atreides soyundan Paul'un yeteneklerini keşfetmesi, Muad'Dib efsanesinin doğuşu ile Katolik ve Zen Budizmi'ni katıştırıp İslamiyet ile de bağdaştıran zengin bir anlatım karşılarız.
Kitabı çekilişten kazanmıştım. Bundan sonrasını peyder pey satın alarak serinin diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.
#kitapalıntıları
“Bir zamanlar, insanlar düşünme işini makinelere devretmiş, böylece özgürleşmeyi umut etmişlerdi; ama bu, makinelere sahip başka insanların onları köleleştirebilmesine yol açtı sadece.”
Yücelik geçici bir deneyimdir. Asla kalıcı değildir. Kısmen insanoğlunun efsane yaratmaya meyilli hayal gücüne dayanır. Yüceliği deneyimleyen kişi nasıl bir efsanenin içinde olduğunu anlamalıdır. Kendisine hangi imajın verildiğini düşünmelidir. Alay etmesini de bilmelidir. Böylece rolünü inanmadan oynar. Alaycılık kendini rolünü fazla kaptırmasını önleyecek tek şeydir. Bu nitelik olmazsa, kısa süreli yücelik bile insanı mahveder.