Kitap boyunca yoğun bir karanlık, tekinsizlik ve yer yer rahatsız edici bir atmosfer hakim. Buna rağmen kitap garip bir şekilde okuyucuyu kendine çekiyor. Benim için de öyleydi okurken ciddi anlamda rahatsız hissettiğim anlar oldu ama bir yandan da elimden bırakamadım. Bu durum, yazarın anlatım gücünü ve kurduğu psikolojik gerilimi gösteriyor. Okuyucu yorumlarına baktığımda ya çok etkileyici ve derin bulanlar var ya da fazla ağır ve rahatsız edici bulanlar. Okuyanların ortak noktası ise “sıradan” bir kitap olmadığı yönünde. Metaforlar, karakterlerin iç dünyası ve anlatım tarzı oldukça yoğun bu da kitabı herkes için uygun bir okuma deneyimi sunmuyor.
Kısacası Açlık, herkese hitap etmeyen ama okuyanı mutlaka bir şekilde etkileyen, rahatsız edici gücünü avantaja çeviren ilginç bir roman. Benim için zorlayıcı ama unutulmayacak bir okuma deneyimiydi.