·94 syf.····Okunma: 21 Nisan 2026 20:40 Genelevlerde "yılın müşterisi" gibi unvanlarla göğsü kabaran ama çok kabarırsa ölme ihtimali artan 90 yaşındaki kahramanımız yani kitabın anlatıcısı aynı zamanda bir gazeteci. 90. yaş günü için gazeteye bir yazı yazmak istiyor. Şüphesiz yazıları hep kendi hayatıyla bütünleşik yazılar oluyor onunki. Sonra genelevlerin yönetici kadını Rosa Cabarcas adındaki aralarında güçlü bağı olan kadına telefon açar.
Alooooo! Ben 90 yaşıma giriyorum o yüzden tamamen farklı bir deneyim istiyorum. Bana lütfen 14'lük bakir bir kız bul! (Direkt metin bu değil ama bende canlanan bu.)
Kahramanımız bu kıza karşı tamamen cinsel bir yönden böyle bir karar vermişken, o zihinle odaya girer. Kız uzanır. Bir anda kıza karşı düşüncelerini edebi dille bizlere sunar. Cinsel yönelimden çıkıp iş aşka dönüşür. Âşık olur kıza. Kızın savunmasızlığından etkilenir herhalde, bilemiyorum.
Bu küçük kıza duyduğu "aşk!" bir anda kahramanımıza enerji ve güç verir. Yazılarına kadar vurur gençlik. Çiçekler, müzikler onun için anlam kazanır falan feşmekan işte. O güne kadar hiç yaşamamıştım da 90 yaşındaki aşkı buldum ve asıl yaşam şimdi başladı diye düşünür kahraman!
Marquez baba bize cinselliği ve erotik izdüşümleri anlatmış gibi kandırarak başlıyor ama sonra asıl vermek istediği yaşlılık, yalnızlık ve beklenilmedik anda gelen aşkın yarattıkları oluyor.
Marquez babacım bu bence aşk değil; bu, yılların verdiği yalnızlık duygusunun şekillendirdiği bir yaşlılık avuntusundan başka bir şey olamaz! Kahramanımız ölmemek adına iki adımda bir soluklarını kontrol etmeye gösterdiği özeni, biraz da yaşlılık evresindeki bir insanın takınacağı tavır ve üsluba göstermeliydi!
Bazı şeyler edebiyatla, sanatla örtülemez. Zemin önemlidir ve bu zemin beni rahatsız etti. Bilemiyorum, sevmedim. Kitabın adı benim hüzünlü orospularım değil, "benim orospu hüznüm" olmalıydı diye düşünüyorum. Kusura bakma Marquez. Kırmızı Pazartesi'nden daha da kötü bir kitap. Verdiğim puan hüznü iyi yedirdiğin içindir. Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum. Artık o kitapla bir şeyler yap be adam!