Puan vermedi·344 syf.··
2024 18. kitabı
Mücella...Babasız büyüyen bir kız çocuğu... Küçük, masum ve savunmasız... Babası olmadığı için annesiz de kalmıştı Mücella. Çünkü annesi baba olmaya çalışmış ama ne baba olabilmiş ne de anne olabilmişti. Korkuyla büyümüştü. Hep sınırları vardı hayatının. Annesinin koyduğu keskin ve aşılmaz sınırlar... Annesinin izin verdiği gibi yaşıyordu Mücella. Babasızdı ve korumasızdı... Diğer genç kızların yaptığını yapamazdı o. Okula bile gidemedi. Çünkü ya bir şey olursa, diyordu annesi. Ya laf söz gelirse. Hem babası da yoktu zaten. Babası yok diyerek büyütmüştü Mücella’yı annesi. Düşünüyorum ya aklıma teyzemin anlattıkları geliyor. Anneannem de onu okutmak istememiş dedem vefat edince. Bu yetim biz okutmayacağız, demiş her okula gelişinde. Teyzem ortaokul 1.sınıfa gidiyormuş dedem vefat ettiğinde. Başarılıymış da. Kendi çabalarıyla liseyi de okumuş ama o kadar. Devamı yok. Çünkü babası yokmuş arkasında olacak. Ortaokula kaydını yaptırmasaydı dedem muhtemelen o da kendinden küçük diğer kardeşleri gibi sadece ilkokul okuyabilecekti. Maalesef böyle. Babasız olmak demek hayatta diğerlerinden bir adım geride olmak demekmiş önceden. Peki şimdi nasıl durumlar? Şimdi de diğerlerinden daha güçlü olmak zorunda değil mi babasız bir kız çocuğu? Çünkü babasının onun için yapacaklarını da yapmak zorunda. Ne zamana kadar peki? Tabi ki o yükü ondan alacak, o büyük eksikliği bir nebze olsun dolduracak kişiyi bulana kadar. Işte burada da büyük bir sorunla karşılaşıyor babasız kız çocukları. Doğru kişiyi bulamıyorlar. Büyük bir eksiklik var ve onu kapatmanın acelesi içerisine giriyorlar. O eksiği doldurmak şöyle dursun daha da artıracak kişiler ile birlikte oluyor hatta belki de evleniyorlar. Yani işin özü ve Nazan hocanın da bizlere çok güzel bir şekilde anlattığı babasız bir kız çocuğu olmak demek hayata fazlasıyla geriden başlamak demek oluyor...
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.