Gönderi

El Kızı
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 00:09
Roman diye okumaya başladığım ama resmen Türk filmi gibi gözümde canlandırarak izlediğim bir film oldu. Kitap çok akıcı, çok sade bir dille yazılmış. Su gibi akıp gidiyor, bir bakıyorsun onlarca sayfa ilerlemişsin. Olay döngüsü de ciddi anlamda sürükleyici ve merak uyandırıcı. Ancak sağlam bir psikolojiye sahip olmak da gerekiyor ki sinirden çıldırabiliyorsunuz. Başlangıcı flashback/ geriye dönüş tekniği ile yazılmış. Belli başlı karakterlerin etrafında onların yaşadığı sıkıntıları, toplumsal baskıları, anne-çocuk, gelin- kaynana çatışmasını, acı gerçekleri, insani ilişkileri, duyguları, saflığı, kurnazlığı, insan harcamanın nasıl da kolay olabileceğini, iyiliği- kötülüğü, duyarsızlığı, menfaati, iki yüzlülüğü yani öyle çok şeyi ele alıyorki bitirdiğinizde binbir duyguya bölünmüş oluyorsunuz. Hüzünlenip, mutlu oluyorsunuz, ağlayıp gülüyorsunuz ama en çok da sinir oluyorsunuz okurken. Orhan Kemal’in “ağlayarak yazdım” bu eseri dediği kadar var. Nazan “el kızı”. Ah be Nazan. Ne kadar naif, sakin, saf bir insan. Saflığı, her yöne sürüklenip gidişi, kötü kavramını hiç bilmemesi yıldırıyor insanı. Hacer hanım “haminne”, Allah düşman başına vermesin. Nasıl da fena, nasıl da kurnaz. Kötülüğün vücut bulmuş hali. İşvesi cilvesi, erkek düşkünlüğü de ayrı bir dert. Asıl kötü kadın olması gerek oydu. Mazhar, annesi ile karısı arasında kalmış ama kendi mutluluğunu aile kavramından önde tutup bencilce evdeki kadını bırakıp bardan kadın alan, onun lafından da çıkmayan bir o kadar da dürüst bir beyimiz. Toplumun kadın üzerindeki baskısı, kadının çok kolay şekilde karalanabilmesi, kadın yapınca kötü yollu erkek yapınca elinin kınası olması, insanlığın boşanmış kadınlara önyargılı yaklaşımı , erkeklerin gereksiz cüretkar tavırları, ekonomik özgürlüğün mühimmiyeti işlenmiş. İnsan kötülerin ettiğini bulmasını da istiyor. Mazhar’ın, Naciye’nin ölmesi, Hacer’in hizmetçi olarak o yaşta bir evde çalışması ettiklerinin karşılığı asla değil bence. En saf en masum belki de en günahsız olan Nazan’ın yaşadıkları ise inanılmaz. İyiler kazanmıyor tamam da bu kadar da olmasaydı keşke diyor insan. Haldun’da hiçbir suçu olmadan anne hasretiyle orada burada sevgi bulduğu herkesin kollarında bir yaşam sürüp annesinin cansız bedenine kavuşunca insan yine tatmin olmuyor. Genel anlamda çok beğendiğim soluksuz okuduğum, yaşadıkları duyguları çok güzel hissettiren bir romandı.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
·
19 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.