Serinin ikinci kitabıymış, ben bu kitaptan başladım. Sıcak hikayeleri olan, insanın bakış açısını geliştirip şekillendiren, bir nevi psikoterapi öyküleri. Dünyanın başka bir yerinde alternatif ‘iyi insanları’ anlatan eser. Hayat her zaman böyle güllük gülistanlık değil elbette. Kitapta bile olsa bu tarz hikayeler insanın içini ısıtır. Edebi değeri pek yok ama insana, insan olduğunu hatırlatan, Özlem duyduğumuz bir gerçekliğin varlığını göstermesi çok değerli. Mekanikleşip, hissizleşen türümüz için belki bir umut kaynağı. Dünyadaki çoğu problemin temeli kötülüğe itilmiş, aç gözlü, sevgiden yoksun insanlar. Kitap okumak, insan olduğumuzu hatırlamak, bu dünyada diğer türlerden bir farkımız olmadığını, illa fark varsa bile bunu dünyanın lehine kullanmamız gerektiğini aşılamak… belki de edebiyatın ve sanatın amaçlarından biri de bu olmalı. Gidişatı değiştirmek için kelebek etkisi, bir yerde karşılığını bulur; yazardan okuyucuya , okuyucudan da hayata uyarlamaya. Harika bir düşünce, ütopik belki ama bence asla olmaz diye bir şey yoktur!