Selam kızlar! Ay Işığı Ve Yakamoz kitap yorumuyla geldim
Konusu: Annesi ve abisi ile Bozcaada’da yaşayan Gülce yaz tatilinden dolayı evine dönmesi ile beraber yolu, eskiden abisinin en yakın arkadaşı olan ve askerden yeni dönmüş Sancak denkleşir. Geçmişte Sancak’a karşı duyguları olan Gülce abisiyle arası bozulduğunu öğrendikten sonra ona olan duygularını frenlemiştir fakat Sancak’ın ona olan ilgisinden sonra kafası iyice karışır.
Yorumum: Ümran Tan’dan daha önce Virane Düşler kitabını okumuştum. O kitapta da anlatım tarzını ve olayları işleyiş biçimini aşırı sevmiştim. Bu sebeple bu kitabında da beklentimi yüksek tutmuştum. Zaten kitabı okumaya başlamadan önce sürekli kitaba karşı çekiliyordum. Yaklaşık 2-3 aydır RS’de olmama rağmen beni bu okuyamama durumundan kurtaracağını düşünüp gelir gelmez dört kolla sarıldım. Ve çok iyi bir karar verdiğimi kitabı tek oturuşta bitirdiğim zaman anladım.
O kadar akıcı bir anlatım tarzı vardı ki kendimi kaptırdım gittiiimm Olaylar aşırı güzel işlenmişti. Karakterlerin hem geçmişteki halleri hem gelecekteki halleri beni sürekli merak içinde bırakıyordu.
Zaten geçmişteki hallerini okurken sürekli kulağımda bir deniz dalgası sesi yankı yaptı… Öyle muhteşem yaz enerjisi verdi kiii, o geçmiş sahnelerini bayıla bayıla okudumm Gelecekte yaşanan sahnelerde ise birtık daha ağır işleyişe sahipti fakat az önce dediğim gibi o kadar güzel yazılmıştı ki Sancak’ın ikilemde kalışını,
Gülce’nin tekrardan güvenmek istemeyip istemsizce Sancak’a kapılışını okurken aşırı etkilendim.
Gülce, annesi tarafından fazla baskılanan ve isteklerini hep gözardı etmek zorunda bırakılan bir kadındı. Onun bu baskı altında hayata tutunmaya çalışmasını okurken yüreğim cız etti. Çünkü sürekli bir panik içerisindeydi. Bir yere gideceği zaman sürekli annesinin ona kızacağını düşünüyor ve gittiği yerden de keyif alamıyordu, hep diken üstündeydi yani. Bu sebeple kitabı okurken Gülce’nin annesine aşırı sinir oldum. Maalesef ki Gülce’nin annesinin yaptıkları kızını ve oğlunu baskılamak ile de bitmiyordu. Kitabın sonlarına doğru takındığı tavırlar Sancak ve Gülce‘nin ilişkisine bu denli müdahil olup kötü sonuçlara yol açması yüzünden onu hiç sevmedim.
Gülce’ye sinir olduğum bir nokta oldu yalnızca.. Orası da kitabın sonlarında gerçekleştiği için büyük spoi olacağından dolayı burada söyleyemiyorum ama bana göre verdiği karar yanlıştı. Sancak’ın kalbi çok kırıldıı (geçmişte bizi terk edip gidişine saysın diyeceğim ama çok üzülüyorum, kıyamıyorumm)
Sancak’ta tıpkı Gülce gibi annesi olmasa da babası tarafından istediği meslekten alıkonmaya çalışılan ve mesleğini yapmaya karar verdikten sonra çok büyük tavırlarla karşılaşan bir adamdı. Zaten babasıyla arası bu denli kötüyken bir de en yakın arkadaşının yaptıkları spoi olmasın diye çok detaya girmeyeceğim fakat bu sahneleri okurken çığlık atmamak için zor durdumm Aralarının bozuk olduğu belliydi, böyle bir ihanet çıkmış olmasını ise hiç beklemiyordum… Sancak’ın bu kalp kırıklıklarının yanı sıra Gülce’ye gösterdiği sevgi öylesine güzel işlenmişti ki benim favori erkek karakterlerim arasında rahatlıkla girdii
Zaten kitapta başucu kitaplarımdan biri oldu ama Sancak’ın yeri çok çok ayrı
Şimdi Sancak’ı çok sevdiğimi söyledim ama ona sinir olduğum bir yer oldu ki orayı da kitap okuyan herkes şu an anlamıştır diye tahmin ediyorum yollarının ayrılmasına sebep olan kararı vermesi… tamam buna zorunda bırakıldı, o da çok üzüldü yıprandığı ama bari bir mesaj atsaydı burada aşk acısı çektik Gülce’yle beraber ya
Kitap sadece ana karakterleri odaklı değildi, yan karakterlerin de kendine özel hikayeleri vardı ve yazar onları da çok güzel işlemiştii En başından beri Başak ve Mert’i shipmiştim. Başak Fatih’le olunca ve hatta evlilik yoluna girdiğinde öyle büyük şaşkınlık içerisinde kalmıştım ki size anlatamam çünkü hiç beklemediğim ve içime sinmeyen bir shipti. Her daim için bir huzursuzdu o ikisini yan yana okuyunca ki bu huzursuzluğun sebebi de çok geçmeden ortaya çıktı Başak çok tatlı bir kadın karakterdi ve en başında kendini onun gibi bir adamla harcayarak hata yaptı ama aşkın gözü kördür diyoruzz. Neyse ki hatasından döndü kendi değerinin farkına vardı bunun için onun adına çok sevindim
Hemen kısaca kitapta sevmediğim detaylara da değinmek istiyorum. O da kitabın çok kısa olması evreni ve karakterleri o kadar sevdim kiii… Ama bir çırpıda bittiler o yüzden çok üzgünüm, onları tekrar okumak istiyorum ama farklı yeni sahnelerle okumak istiyorum bir de kitabın son 50 60 sayfalarını böyle birkaç olay yazılmıştı onlar birazcık daha uzun anlatılsaydı ve kitabın sayfa sayısı daha fazla olsaydı hem bu inceliğinden kaynaklı boşluğa düşüşüm azaltılmış olurdu hem de olaylar bu kadar sıkıştırılılmaz diye düşünüyorum
Ben kitabı gerçekten aşırı sevdimm Tam da yaz aylarına adım atmışken buram buram yaz kokan, içinde dram barındıran ama romantik unsurları da fazlaca olan, okurken her türlü duyguyu yaşayacağınız tek serilik bir kitap önerisi istiyorsanız gözüm kapalı önereceğin kitaplardan birisidir kendisi
Yazar özel bölüm atıyor mu bilmiyorum ama bundan sonra bu kitabın özel bölümlerini eğer varsa kovalayacağımdan emin olabilirsiniz çünkü onları çok çok özleyeceğimi hissediyorum
Trope:
•Abimin arkadaşı
•kalabalık yan karakter
•ayrılık
•romantizm
•çocukluk aşkı
️9/10