Selam kızlar! Sabah Evinde Ölüm kitap yorumuyla geldim
Konusu: Bir evde çıkarttığı yangın sonrası ilişkisi de işi de yolunda gitmeyen Marlowe’un psikolojisi gün geçtikçe kötüleşiyordur. Girdiği çıkmazdan çıkmasına da geçmişte c!nayetlerin yaşandığı Ralston Adasında bir iş teklifi almasının etkisi büyük olacaktır.
Yorumum: Yazarın kalemiyle Şeytanın Ta Kendisi 5 kitabı sayesinde tanışmıştım ve okuyucuya hissettirdiği gerilime, ters köşelere hayran kalmıştım. Bu kitabında da aynı duyguları hissettimmm Sayfaları okurken sürekli yeni bir teori üretiyordum. Gizemi çözemedikçe ve olaylar iyice karmaşık bir hal aldıkça tüylerim diken diken oluyor ve ürperiyordum.
Az önce dediğim gibi kitabı okurken sürekli ama sürekli yeni bir teori üretiyordum ve bu teorilerim her seferinde asılsız çıkıyordu. Bu yazarın kitaplarını aşırı zekice kurguladığını düşünüyorum. Her seferinde tamam bu sefer kesin böyle diyorum ama sonra o kadar saçma bir şey düşündüğümü anlıyorum ki boş boş duvarı izleyip kendi teorilerim sorguluyorum
Biraz kitabın karakterlerinden bahsetmem gerekirse ilk olarak Clara’dan başlamak istiyorum. Clara’yı ilk okuduğum zaman kanım çok ısınmıştı ve onu sevmiştim. Çoğu olayın gizeminin açığa çıkabilmesini sağlayabilecek kadar zeki ve güçlü bir karakterdi. Haliyle bu kitabın var olması için onun gibi zeki bir karakterin de adaya veda etmesi gerekiyordu
Max… aşırı garip bir çocuktu. Öyle ki bir ara o çocuğun lanetlediğini ve bu lanetin tüm aileye musallat olacağını bile düşünmüştüm… Max hakkında çok fazla konuşmak istemiyorum çünkü beni bulur diye korkuyorum
Çocukların babası olan Philip karakterine hiçbir zaman ısınamamıştım ve çok doğru bir karar verdiğimi kitabın sonlarına doğru anladım. Çocukların hayatını resmen koca bir yalan üzerine inşa etmişti. Bir çocuğunu kurtarmak için diğer çocuklarını kurban etmişti, yani çok garip bir karakterdi. aşırı spoi vermek istemiyorum ama kendisinden hiç hoşlanmadım Zaten Philip karakterinin çocuklar üzerinde kurduğu baskı, onlar için bir seçenek hakkı sunmadan dayattığı günlük rutinler her ne kadar çocukların yararına olsa da bir noktada benim için özel hayat ihlaline giriyordu.
Kardeşlerin hepsi ayrı gizemli karakterlerde kitap boyunca cinayeti kimin işlediğine dair sürekli fikir değiştirdim ve bir türlü emin olamamıştım yazar kitabın sonunda bunu açık etmeseydi hâlâ her gün farklı birisinin cinayeti işlediğini düşünebilir düşünebilirdim
Kitap geçmiş ve gelecek arasında gidip geldiği için birazcık daha şimdiki zamanda yaşayan ve geçmişteki cinayeti çözen karakterlerden bahsetmek istiyorum çünkü orada da olaylar çok dolu doluydu. Sadece cinayeti çözmekle kalmayıp başlarına türlü felaketler geldi. Hatta bir ara onlara Max’in getirdiği lanetin dadandığını düşünmüştüm… Max karakteri beni aşırı korkutmuş şu an anlatırken bunu tekrar farkına varıyorum…
Dr. Helson yine gizemli ve bana ürpertici gelen bir karakterdi. Nedense onun başının altından bir iş çıkacağını hep ezmiştim ama sezgilerim yine beni yanlış bir yere götürmüştü ve bu konuda da çok pis ters köşe olmuştum bu yüzden Dr. Helson karakterine karşı düşündüğüm hain planları adına kendisinden çok özür diliyorum
Riki karakteri şimdiki zamanda geçen karakterlerin arasından en garip bulduğum kişiydi. Dr. Helson yarışacak derecede garipti hatta. Ama Riki karakterine karşı böyle düşünmemdeki etken, eski arkadaş grubundaki kişilerdi. Marlowe’a sürekli Riki’ye karşı dikkatli olmalarını söylüyorlardı ve bu da ister istemez aklımda soru işareti oluşturmuştu.
Kitabın oluşmasında katkı sağlayan diğer karakterler de çok güzel ve ince işlenmişti. Sanırım bu yazarın kitaplarına dair en sevdiğim detay da bu. Her karakteri ince ince işliyor ve okuyucuyu kendi istediği manipüle Edip ters köşe olmasını sağlıyor ve bu bence gizem cinayet kitaplarında en olması gereken şey. Kendisi benim favori yabancı yazarlarından olur ve bir üstünün geleceğini de hiç zannetmiyorum gözüm kapalı herkese öneriyorum