Selam kızlar! Sıfır Noktası 3 kitap yorumuyla geldim
Yorumum: Gizem Yiğit’in yazdığı tüm kitaplara aşık biri olarak aşık olduğum kitapları sayısı gün geçtikçe artıyor ve bu beni çok çok çok mutlu ediyor. Betimlemelerle süslediği kalemi karakterlerin kendine has karakteristik özellikleri ile birleşince okuyucuya muhteşem bir okuma zevki veriyor. Şahsen ben Gizemim yazdığı karakterleri okumaya ve kendim onlarla içselleştirmeye bayılıyorum.
İkinci kitabın o şok edici, yürekleri ağza getiren sonundan sonra üçüncü kitaba dört kolla sarıldım desem abartmış olmam Sıfır noktasının üçüncü kitabında genel olarak karakterlerin birbirlerine olan duygularını yavaş da olsa kabullenmeye başlayıp üçüncü kişilerden kıskanmasını okuduk. Tabii bu esnada başımız beladan eksik olmadı.
Aksa’nın psikolojisinin günden güne çökmesini yazar çok güzel aktarmıştı. Zaten Aksa benim için çok özel bir karakterdi ve onun bu sahnelerini okuduktan sonra bende iyice yer edindi Ona asla kıyamıyorum Aksa’ya dair bahsetmek istediğim çok nokta var ama spoi olacağı için söyleyemiyorum, gidin okuyun lütfen
Boris Aksa’yı bedenen ve ruhen korumaya çalışıyordu sürekli. Bir yandan babasıyla olan ilişkisi, örgüt derken çocuğum çok yoruldu.. Fark ettirmemeye çalışıyor özellikle Aksa’ya ama o da bitik durumda bence
Ayrıca eski sevglileri kıskançlık yapıyor diye sıkılıp ayrılan Boris’e Aksa şoku Aksa da Boris’de söz konusu birbirleri olunca kıskanç bir insana dönüşüyor ve o sahneleri okurken ne kadar eğlendiğimi tahmin bile edemezsiniizzz
Kitabın yapı taşları olan Turgut, Larisa, Leni, Sergen, Barut… Karmaşık bir olay örgüsü vardı bu kişilerin. Her yeni gerçek açığa çıktığında şoklardan şoklara giriyordum. Özellikle kitabın sonlarında kafamdaki soru işaretleri iyice çoğalmıştı. Neyse ki Gizem imdadıma yetişti de olayları çözümleyebildim
Aksiyon bakımından oldukça dolu dolu bir kitaptı. Gerçekler açığa çıkmıştı. Devam kitabında neler olacağını çoook merak ediyoruum
️9/10