7/10
·614 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 17:26
Lilith’in Gözyaşları benim için “çok sevdim ama yer yer de sabrımı zorladı” dediğim kitaplardan biri oldu. Başta o karanlık atmosferi, gizemi ve iki karakter arasındaki o keskin gerilimi öyle güzel veriyor ki… ilk sayfalardan itibaren “burada büyük bir şey var” hissiyle okuyorsun. Meira’nın hafızasını kaybetmiş halde, geçmişte düşmanı olan Uygar’ın yanında uyanması zaten başlı başına merak uyandırıcı. Ama asıl olay, bu iki insanın bir zamanlar birbirine aşkla bakmış olduğunu öğrenmemizle başlıyor. İşte o noktada hikâye sadece düşmanlıktan çıkıp çok daha karmaşık bir hâl alıyor. Aşk mı, nefret mi, ihanet mi… hiçbir şey net değil ve bu belirsizlik kitabın en güçlü yanı. Uygar karakteri… gerçekten sinir oldum Yaptıkları, söyledikleri, o sert ve acımasız tavırları… bazı sahnelerde “bu kadar da olmaz” dedirtti. Ama bir yandan da o nefretinin altında hâlâ başka duyguların olduğunu hissettiriyor. İşte o gelgitler insanı hem sinirlendiriyor hem de merak ettiriyor. Meira’ya gelirsek… ben en çok onu sevdim. Özellikle hafızasını kaybetmiş hâliyle daha güçlü, daha sorgulayan, daha dik duran bir karakterdi. Ama geçmişteki Meira’yı okudukça kafam karıştı. Sanki iki farklı insan gibiydi. Bu da hikâyeyi daha ilginç ama aynı zamanda daha karmaşık hâle getirdi. Kitabın ortalarına doğru biraz yoruldum açıkçası. Çünkü aynı duyguların tekrar edildiğini hissettim. Uygar’ın gelgitleri, aralarındaki çekim… başta etkileyiciydi ama bir noktadan sonra “tamam, anladım” dediğim yerler oldu. Biraz daha kısaltılsa çok daha etkili olabilirdi diye düşünüyorum. Ama ikinci yarı… işte orada tekrar içine çekti beni. Geçmişe dair parçalar, Meira’nın kim olduğuna dair ipuçları, işin içine giren o daha büyük olaylar… derken hikâye derinleşti. Sadece bir aşk/nefret hikâyesi olmadığını, arkasında daha büyük bir kurgu olduğunu hissettirdi. En çok sevdiğim şeylerden biri de şu oldu: Kitap sürekli şüphe ettiriyor. Kime güveneceğini bilmiyorsun. Ne doğru, ne yalan karışıyor. Hatta bazen karakterlerin kendisi bile güvenilmez geliyor. Bu da okurken sürekli bir tetikte olma hâli yaratıyor. Final kısmı ise beni şaşırttı. Daha sert, daha sarsıcı bir şey bekliyordum ama yazar biraz daha dengeli bir yerde bırakmış. Yine de merak duygusunu canlı tutmayı başardı. Genel olarak; karanlık atmosferi, psikolojik gerilimi ve karakterlerin gri yapısı çok güçlüydü. Ama tempo olarak yer yer düşmesi ve bazı şeylerin fazla uzatılması kitabın etkisini biraz kırdı benim için. Yine de şunu net söyleyebilirim: Bu hikâye daha bitmedi hissi çok güçlü. Ve ben de ister istemez devamında neler olacağını merak ediyorum.
Lilith'in GözyaşlarıAnna Tsintsadze · Lapis Yayınları · 2025558 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.