Gönderi

8/10
·148 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 18:14
Her yirmi yılda bir güncellenerek tekrardan Müslümanların gündemine girmesi gereken bir kitap. Kitabın yazılışından bu yana yaklaşık kırk yıl geçmiş. Bu kırk yıllık süre içerisinde belki de kitap hem içerik olarak hem dil olarak yıllanmış olabilir; fakat bugün okuduğumuzda dahi Müslümanca düşünme konusunda çarpıcı bir iz bırakıyor. Muhtemelen yazıldığı dönemdeki etkisi çok daha ciddi boyutlardadır. Çünkü bu düşünme biçimini bir şekilde Müslümanlara abilik yapan kişilerin üzerinde görmek mümkün. Genel olarak üzerimde olumlu bir intiba bırakmakla beraber, günümüz dünyasında lise ve üniversite çağında olan gençler için bir dönemin düşünce biçimini anlamak adına okunması tavsiye edilebilir. Fakat özü itibariyle meselelere yaklaşım aynı kalmakla beraber dilinin güncellenmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu güncelleme, dilinin ağır olması gibi bir tedirginlikten kaynaklanmıyor. Bu güncelleme, dilin günümüz dünyasında pratik karşılığının eksikliğinden kaynaklanıyor. Başlıklar çoğaltılmalı, örnekler belirginleştirilmeli ve belki de —maalesef— görsellik çağına uygun hâle getirilerek meseleler somut olaylar üzerinden izah edilmeli. Bu öğretim biçimi nebevî bir öğretimden ayrıymış gibi de algılanmamalı. Nitekim Hz. Peygamber’in hayatında da anlatacağı meselelerin zihin dünyamızda canlanması adına somutlaştırdığına şahitlik ettiğimiz hadiseler mevcuttur. Dolayısıyla bu kitap “yenilenmeli” demekten daha ziyade yeniden yazılmalıdır ve belirli zaman aralıklarında bu yeniden yazılma tekrar edilmelidir. Kitapta anlam veremediğim, doğrusu zihnimde canlandıramadığım bir tavır ise batı–öteki–gayri İslami denilen dünyadan tamamen kopmuş, bambaşka, tamamen farklı bir İslam dünyası var yaklaşımıdır. Keşke rahmetli yazarın öne sürdüğü kadar içinden çıkılması kolay bir durumda olsaydı sorunlar. Bu sorunun kaynağı “batıdır” diyerek de bu durumdan sıyrılmış olunmuyor. Üstelik bu sorunları toptan bir reddediş Müslümanca mıdır, bu da ayrı bir sorun. 80’li yılların önemli bir hassasiyeti olan faiz konusu, bugün Müslümanlar arasında neden bu kadar hassas bir konu değildir sorusunun tek cevabının Müslümanların gevşekliği veya dini gereği gibi yaşamamaları olduğunu düşünmüyorum. Bankayı reddederek Müslümana yaşanılabilir bir hayat sunmuş olmuyorsunuz ki din yaşanılamaz olamaz. Bu düşünce biçimi, öyle veya böyle, yazarın da eleştirdiği üzere dini kendi zaviyesinde yaşayan, gerçeklikten kopmuş bir dindarlar zümresini doğuracaktır. Son olarak, kitapta değinilen konuların her biri başlı başına bir ders yapılabilecek önemde konular. Bazı bölümlerdeki yaklaşımlar “evet, bu!” dedirtiyor. Fakat nihayetinde kitabı bitirdiğinizde “hayatımızda neyi değiştirebiliriz, şimdi ne yapmalıyım?” gibi sorular kocaman bir soru işareti olarak önünüzde durmaya devam ediyor.
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.