Köleliğin, sömürünün tam merkezinde yaşayan siyahi bir ailenin başına gelenler -onlar için yaşamın kendisi- ve bir kadının yaşadıklarından özgürleşme mücadelesi. Kendi çocuklarını ‘vahşice’ öldürmek pahasına..
Annelik meselesi.
“Sen benim yüzümsün;
ben senim. Ben senken, beni neden terk ettin?”
Sethe’nin kaçışı ve kurduğu yeni hayat bir korku masalı gibi de sanki. Yaşananlar, varoluş için verdiği savaş, uğruna yitirdiği oğulları ve kızları.. Her birinin öyküsü, bu korku masalının bir yerinde; zamanda sıçramalarla, geriye dönüşlerle, yarım kalmış hayaller ve bitmemiş şiirlerle alışık olmadığımız bir şekilde ifade buluyor kendine.
Takibi ve anlaması zor, bilinç akışı anlatımın hâkim olduğu, duygusal yükü çok ağır olan bir roman Sevilen.
Farklı zamanlarda, farklı zihinlere girdiğimiz anlatı boyunca yüksek bir empati tecrübesi yaşarken biraz sarsılmayı göze alan herkesin okuması gereken bir kitap.
“İnsan ya sever ya da sevmez. İnce sevgi, sevgi değildir.”