·172 syf.····Okunma: 24 Nisan 2026 03:16 İnsanların makineleştirilmesini eleştiren bir kitap.
Alex isminde bir çocuğun ve çetesinin yaptığı kötülüklerle başlıyor kitap. Öyle kötü ki bir kitap karakterini daha sevmedim diyebilirim. Bir de ‘kardeşim’ diye hitap etmesi kitap bitene kadar çileden çıkardı beni. En tuhafıma giden özelliği ise bu kadar kötü olup klasik müzik dinlemesi..(!)
Hırsızlık yaparken çete arkadaşları tarafından ihanete uğruyor ve hapse düşüyor. Hapiste de mahkum arkadaşları tarafından bir kez daha ihanete uğruyor. O zamanın hükümetinin ilk defa deneyecekleri toplumdaki suçu azaltmaya yönelik projesinin ilk kurbanı oluyor Alex. Amaç suçluları topluma kazandırmak. Ama bunu yaparlarken de ‘salt iyilik’ düşünülüp insanların seçme hakkını bir nevi ellerinden almak.
Alex iyi biri olarak özgürlüğüne kavuşuyor. Hiçbir kötü davranışta bulunamıyor. Kötülük düşündüğü zaman vücudu acı çekiyor.
Zamanında kötülük yaptığı insanlar bir güzel pataklıyorlar ama Alex bir tepkide bulunamıyor.
Bu sistemi eleştiren karşıt görüştekiler Alex’i bulup onu bir güzel kullanıyorlar. Bu sefer de Alex onların kobayı oluyor ve iyilik projesi son buluyor
Kitaptaki kötü olaylar beni sinirlendirse de kitap kendini sürükledi. Ve bu kitapla ilgili şöyle bir anı yaşadım:
Göreve gelirken metroda kitabımı okuyordum ve yanıma bir ortaokul öğrencisi geldi. Elinde kalın bir kitap vardı. İkimiz de ayakta yan yana okumaya başladık. Şöyle bir göz ucuyla baktım ve kitap ayracı yoktu. Kitabın sayfasını katlamıştı. Yan yana böyle bir yolculuk hoşuma gitti ve ayracımı küçük arkadaşa hediye ettim. Bu sefer ben kitabımın sayfasını katladım ve o sayfa artık hep katlı olarak kalacak.
Kitaplarınızla güzel anılar biriktireceğiniz keyifli okumalar…