8/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 14:06
Merhaba arkadaşlar. Hayırlı cumalar ve güzel güneşli bir günde, mutlu bir gün geçirmenizi dilerim. 2018 ve 2021 sonrası yeniden –yine bir tane- Jack Higgins kitabıyla beraberdik. Bir sonraki ne zaman denk gelir bilemiyoruz ancak, biraz eserden bahsedelim. Seri, Sean Dillon serisine ait bir kitap ama bizim ülkemizde bir seri içine dahil edilmediğinden bizler de okumaya dahil etmedik bunu. Dünya genelinde ise sanırım 22 kitaplık bir seri olduğunu söyleyebiliriz. Sean Dillon, İrlanda asıllı, suikastçı ve bir paralı asker olarak karşımıza çıkıyor. Ira isimli terör örgütünün içerisinde olup babasının Belfast bölgesinde İngilizler ve IRA arasındaki çatışmada çapraz ateş içinde kalıp ölmesi sonucunda IRA içine katılıyor ve intikam almaya çalışıyor. İşin özünde ise kim iş için çok para veriyorsa onun için çalıştığını söylemek mümkün. Kitabın öyküsüne geldiğimizde ise gerçeklerle harmanlanmış bir kurgu görmekteyiz. Henry Baker adında bir dalgıç Karayipler’e dalışa gidiyor ve burada Almanlara ait ‘Unterseeboot’ denilen denizaltı enkazı buluyor. İçinde de bir evrak çantası. Evine döndüğünde bu çantayı açıp içindeki belgelere baksa da Almanca yazdıkları için bir şey anlamıyor. Ancak günlüklerde yazılan tarihlerde bir yanlışlık düşüncesi hakim çünkü belgelerin tarihlerine bakılırsa bu savaş denizaltısı aslında savaştan sonra göreve başlıyor. Bunu en iyi anlamak içinse aklına bir isim geliyor: Martin Bormann. Bu arada Martin Bormann gerçek hayatta var olan bir Alman komutanı. Yahudileri herkes bilir, aynı zamanda Slavların da yok edilmeleri gerektiğini savunan, Hitler’in sağ kolu diyebileceğimiz, onun yakın çevresi tarafından da kabul gören özel sekreter olup nüfuzlu ve güçlü biri olduğunu kısaca söyleyebiliriz. Bir sonraki noktada kitaba birkaç karakter daha giriş yapıyor. Ancak bizler ana karakter olan Baker özelinde devam edersek kendisi bu defa İngiltere yapıyor ve burada çevrilen belgelerde karşımıza çıkan şey, İngiltere ve Amerika’daki Nazi sempatizanlarına ait belgeler. İş, başbakana kadar ulaşıyor. Daha sonra Baker’den denizaltının yerini göstermelerini istiyorlar ama Baker adına çok kötü bir felaket gerçekleşiyor. Bundan sonra denizaltının yerini kendi çabalarıyla bulmaya çalışıyorlar. Bunu yapmaya çalışan başkaları da olunca kitaptaki aksiyon başlıyor diyebiliriz. Bunun akabinde bizim seriyi oluşturan karakter yani Sean Dillon ise Yugoslavya’da bir hapiste tutuluyor. Başbakan için çalışan Tuğgeneral Charles Ferguson burada Dillon’u ziyarete gider ve açık olarak buraya düşmesine sebep olan tuzağı kendisine onun kurduğunu, tıbbi malzemeler diye bilgi verdikleri uçağın aslında füzeler taşıdığını (bir ajan ve suikastçının bunları fark etmemesi ilginç) ama şimdi eğer Dillon kendileri için çalışırsa onun için temiz bir sayfa açılacağını belirtiyor. Peki, bundan sonrasında ne oluyor hiç merak ettiniz mi? Merak ettiyseniz hepsi bu eserin içinde mevcut. Bu tarzı seviyorsanız ve okumak isterseniz, mail adresinizi göndermeniz yeterli. Beğeneceğiniz kitaplar arasında olduğunu düşünüyorum. İncelemeler: #31188944 #135309962 Okumalar: Devlerin Gazabı Fırtına Burnu Şeytanın Oğlu Hepimize iyi okumalar dilerim..
Fırtına BurnuJack Higgins · İnkılap Kitabevi · 199422 okunma
·
76 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.