·288 syf.····Okunma: 24 Nisan 2026 00:00 tamamdır modernite,
tamamdır en batılı,
tamamdır muhafazakar düşmanı,
tamamdır en İzmirli...
Ya hak diyerek incelemeye başlayacağım ama bu dizeyi de yazamadan edemedim kusura bakmayın. Gören ve beni tanımayan bu ne yazmış böyle diyerek inceden tiklenebilir amma kusura bakmayın dostlarım çünkü ben kitabı okurken şekilden şekle girdim.
Güzel bulamadığımdan değil, yazardır saygım var. Kalemine de sağlık ve emin olun fikrine de (kısmen!) saygım var ama birazdan vereceğim örneklerden sonra bana hak verebilirsiniz.
Öncelikle sade bir dili var, anlatırken Eski Türkiye'yi görmeseniz bile göresiniz geliyor. Buram buram eski sokak kokuyor..
Sorun burada değil.. Sorun ablamızın belli başlı inançsal sorunları olması. Kendisi Müslüman değil, olmamasına bir şey demiyorum, kendini ilgilendirir tabi ki. Ateist olduğunu da ifade ediyor zaten lakin sayfalarda Müslümanlığa karşı tiklerinin olduğunu da BARİZ bir şekilde ifade de ediyor. Aynı duyguları Hristiyanlığa ya da Yahudiliğe göstermediğini okurken anlıyorsunuz zaten.
Sokakta takkeyle gezen bir amcaya olan öfkesini, gidip onun kafasındakini yere atıp adamı hırpalamamak için kendini zor tuttuğunu falan belirtiyor. Tamam diyelim o dönemlerde Cumhuriyetin tohumlarını yeni attık, okeyy! Okeyy de heyyy demezler mi adama sen bu şekilde nasıl özgürlüğü savunuyorsun diye.
"Üstelik bazı Arap kadınlarının görüntüsü çok ürkütücüydü. Çünkü çarşaflarının peçesini indireceklerine ya da bizim şeriatçı bayanlarımızın bir kısmı gibi kara camlı gözlük takacaklarına, yüzlerinin üst kısmını deriden yapılmış bir maskeyle örtüyorlar; o maskenin deliklerinden bakıyorlardı insana. Bir korku filminden çıkmışlardı sanki."
(evet abla hatta sizi yemeyi falan da düşünüyoruz ara sıra.. özellikle de ben sana biraz takığım mümkünse karşıma çıkma mazallah!!!!)
Bu kadar iyi başlayıp kendinden nasıl nefret ettirebildin anlatsana Mina Urgan.