Gönderi

Din elden gitti!
Bir asırdır çocukların zihinlerine köksüz, yoz ve hakikatten kopuk fikirler empoze edildi; kalpleri ait oldukları inançtan, tarihten ve medeniyetten uzaklaştırıldı. Kendi dinine, kendi değerlerine yabancılaştırılmış; fakat özendirilen Batı’yı da ne anlayabilen ne de sahih bir şekilde yaşayabilen, iki arada kalmış bir nesil inşa edildi. Ne oraya aitler ne buraya… Kimliksizliğin, boşluğun ve anlam kaybının içinde savrulup duran bir nesil… Bugün gelinen noktayı ifade ederken Gazeteci Muharrem Coşkun’un şu sözleri bu tablonun çarpıcı bir özeti gibidir: “İktidarının 24. yılı… Eğitimde bakanlar değişiyor, millet düşmanı anlayış değişmiyor. Milletin çocukları zorla okula götürülüyor. Sebebi ise belli; ecdada, geçmişe, tesettüre, inanca hakaret etmek, resim ve heykele secde ettirmek, Kemalizm dinine bağlı nesiller yetiştirmek.” Bu ifadeler, sadece bir serzeniş değil; aynı zamanda uzun yıllardır süregelen zihniyet krizinin dışa vurumudur. “Din elden gidiyor” söylemiyle iktidara gelenlerin uzun yıllar süren yönetimine rağmen; dine, mukaddesata ve Müslüman kimliğine yönelik saldırıların sıradanlaşması, meselenin yüzeyde değil, kökte olduğunu gösteriyor. Din elden gidiyor diyenlerin eliyle din elden gitti. Bu arada kalmışlık, bu köksüzlük ve bu savrulmuşluk hâli; gençlerin ruhunda derin bir boşluk açtı. O boşluğu hakikatle dolduramayanlar, sahte tatminlerin peşine düştü. Kumarla, uyuşturucuyla, şiddetle ve anlamsız isyanlarla kendini var etmeye çalışan bir nesil türedi. Ne dünyasına faydası var ne de ahiretine… Kalbi sönmüş, ruhu yorgun, istikameti kaybolmuş insanlar… Oysa çözüm uzaklarda değil. Çözüm; günde beş vakit semayı yaran ezanlarla çağrıldıkları hakikate yönelmektir. Çözüm; fıtratlarında yankılanan o kadim çağrıya kulak verip en yüce olana, Allah’a yönelmektir. Tevhid üzere bir imanla, ihlasla ve teslimiyetle O’na kulluk etmektir. Hayatı, Allah’ın kanunlarına göre tanzim etmek; hükmü yalnız O’na vermek; nizamı O’nun indirdiği ölçülerle kurmak ve şeriatı hayatın merkezine yerleştirmektir. Çözüm; inancı tevhid olan, ameli sahih, ahlakı sünnet üzere şekillenmiş nesiller yetiştirmektir. Çünkü insan ancak bu şekilde kendini bulur; toplum ancak bu şekilde istikamet kazanır; ümmet ancak bu şekilde yeniden dirilir.
·
30 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.