PERSONA
𝙰𝚈𝙳𝙸𝙽𝙻𝙸𝙺
Asena NİŞİKLİ
Serimiz kaldığı yerden biz okurlarıyla buluşurken kitabımız benim için sadece bir devam hikâyesi değil resmen ilk kitaptan kalan tüm merakımın karşılığını aldığım bir okuma oldu. Hikâyemizde bu kez olaylar çok daha derinleşiyor ve işin içine giren gerçekler insanı daha da sarsıyor.
(Serimizin ilk kitabı Karanlık’ın yorumu sayfamda, okuyun muhakkak)
Feray ve Hektor’un peşinde olduğu gizem ilerledikçe mesele sadece bir cinayeti çözmekten çıkıyor ve geçmişle yüzleşmek oluyor kesinlikle. Feray’ın zihninde eksik kalan anıların yavaş yavaş ortaya çıkması ve o geçmişin düşündüğümden çok daha karanlık olması beni en çok etkileyen kısımlardan biriydi. Okurken sadece merak etmiyor, aynı zamanda o duyguyu da hissediyorsunuz.
Hektor ise bu kitapta çok daha derin bir karakter haline geliyor. Onun Feray’a olan sevgisi, bağlılığı ve yaptıkları gerçekten çok etkileyiciydi. Bazen insan okurken durup düşünüyor, böyle bir sevgi gerçekten mümkün mü diye.
Kurgu tarafında ise yine çok güçlü bir iş var. Sürekli karşımıza çıkan ipuçları, çözülen bilmeceler ve ardından gelen yeni sırlar derken kitap bir an bile durağanlaşmıyor. Tam her şeyi anladım dediğim yerde yeni bir şey öğrenmek ise kitabımızı daha da sürükleyici hale getiriyor.
Bir de kitabımız o atmosferi…
Sanat ve psikolojiyle iç içe ilerleyen o yapı hikâyeye farklı bir hava katıyor. Bu da kitabımızı sadece bir polisiye olmaktan çıkarıp daha özel bir yere koyuyor.
Ve o son…
Gerçekten hiç beklemediğim bir şekilde bitti diyebilirim. Şaşkınlık, merak ve biraz da hüzünle kitabı kapattım. Özellikle bazı gerçeklerin ortaya çıkışı beni tamamen ters köşe yaptı.
Kısacası Aydınlık, hem duygusal hem de gizemli yapısıyla içine çeken, okudukça etkisini artıran bir devam kitabıydı. Ve ben şimdiden üçüncü kitabımızda neler olacağını fazlasıyla merak ediyorum.
Syf: 381 Asena NişikliPersona 2: Aydınlık