Gönderi

Jean Paul Sartre
“Cehennem başkalarıdır.” Bu sözü herkes duymuştur. Ama çoğu kişi yanlış anlamıştır. Sartre burada insanlardan nefret etmiyordu. Şunu söylüyordu: Bazen bizi en çok boğan şey, başkalarının bakışıyla yaşamaktır. Jean-Paul Sartre, 20. yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden biriydi. 1905’te Paris’te doğdu, felsefe okudu, savaş gördü, esir düştü, direnişe katıldı. Hayatı boyunca Simone de Beauvoir ile hem düşünsel hem insani güçlü bir ortaklık kurdu. Onu ölümsüz yapan şey ise şu cümleydi: “Varoluş özden önce gelir.” Yani sen doğuştan belirlenmiş biri değilsin. Kaderin yazılmış değil. Önce varsın, sonra seçimlerinle kim olacağını sen yaratıyorsun. Bu fikir özgürleştirici olduğu kadar rahatsız edicidir. Çünkü başarısızsan suçlayacak kimse yok. Mutsuzsan değiştirecek kişi sensin. Olduğun kişiyi inşa eden de, yıkan da seçimlerin. Sartre’a göre insan özgür olmaya mahkûmdur. Kaçamazsın. Seçmemek bile bir seçimdir. Belki de bu yüzden çoğu insan özgürlükten çok alışkanlıklarını sever. En bilinen eserleri: Bulantı Varlık ve Hiçlik Gizli Oturum Duvar 1964’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı ama reddetti. Çünkü bir düşünürün etiketlenmesini istemedi. Sartre bugün hâlâ kulağımıza şunu fısıldıyor: Hayat sana verilmiş olabilir. Ama neye dönüşeceği sana bağlı. Sence insan gerçekten özgür mü, yoksa sadece özgür olduğunu mu sanıyor? Takip et, birlikte düşünelim. #sartre #jeanpaulsartre #varolusculuk #egzistansiyalizm #felsefe #psikoloji #kitap #edebiyat #dusunce #kendinigelistir #hayat #sanat #tarih #okumak #insan
1000Kitap
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.