·500 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Nisan 2026 12:13 Bir Ülkenin ve bir aşkın keşkesi...
Sema Soykan’ın o güçlü Cumhuriyet kadını ruhuyla kaleme aldığı "Keşke", sadece tozlu raflarda kalan bir aşk hikayesi değil; 1940’tan 1980’e uzanan, Türkiye’nin kalbinin attığı o çalkantılı yılların aynası.
Hikaye, genç bir doktor olan Sabia’nın hastanedeki 203 numaralı odanın gizemli kapısını aralamasıyla başlıyor. Bu oda, keşkelerin ve iyikilerin birbirine karıştığı, sırlarla dolu bir dünya. Hastanede yatan ama aslında hasta olmayan Nedret Hanım ve onun geçmişi, Sabia’yı kendi köklerine, hiç tanımadığı babasının izine ve yarım kalmış dev bir aşka götürüyor.
Kitabın sayfaları arasında ilerlerken kendinizi Köy Enstitüleri’nin o aydınlık sabahlarında buluyorsunuz. Hasan Âli Yücel’lerin, İsmail Hakkı Tonguç’ların emeğiyle yeşeren tarımdan sanata, edebiyattan üretime bir ülkeyi ilmek ilmek işleyen o eğitim meşalelerinin hikayesi bu. Fikret ve Sabia öğretmenin bu kutsal çatıda başlayan aşkı, maalesef darbelerin, muhtıraların ve siyasal kargaşaların gölgesinde kalıyor.
Yazar #SemaSoykan kalbi vatan sevgisiyle dolu bir neslin gençliğini, anaların evlat acısını ve bir ülkenin makus talihini anlatırken bu eseri çok özel birine kendi babasına ithaf ediyor. Babasına armağan ettiği bu satırlarda, hem kişisel bir vefayı hem de toplumsal bir hafızayı bizlere sunuyor.
Yanlış anlaşılmalar ve zorunlu fedakarlıklarla ayrılan yollar, yıllar sonra Fikret’in miras bıraktığı o anlamlı isimli dergide kesişiyor (Keşke).Yarı kurgu, çoğu gerçek olaylara dayanan bu romanı okurken, ülkemizin geçtiği karanlık yolları ve o cefakar öğretmenlerimizin emeğini gözyaşları içinde hissedeceksiniz.
Aslında buraya sayfalarca yazmak, bu kitabı size saatlerce canı gönülden anlatmak isterdim... Ama bazı duygular anlatılmaz, ancak hissedilir. O yüzden size tek bir tavsiyem var. Bu hikayeyi benim cümlelerimle değil, kendi kalbinizle okuyun. Eminim ki bitirdiğinizde siz de benim gibi İyi ki okumuşum diyeceksiniz.
"Keşke; özlem ya da pişmanlık ifadesi, hatalarını görenlerin ortak kelimesi ve kalbi kanatan bir isyandır."
Sizin hayatınızda okurken en çok etkilendiğiniz tarihi roman hangisi? Köy Enstitüleri dönemi ilginizi çekiyor mu?