Puan vermedi·138 syf.····Okunma: 24 Nisan 2026 18:53 》Fatma Aliye Hanım'ın bu ölümsüz eseri, bir kadının kimseye muhtaç kalmama mücadelesinin en onurlu ve yalın halini anlatıyor.
》Çocuk yaşta babasını kaybeden Refet, ailenin geri kalanı tarafından dışlanınca annesiyle beraber sefil bir hayata mecbur bırakılır. Annesinin kızını okutmak için verdiği mücadeleyi, gerek hastalıklar gerek geçim derdi yüzünden çektiklerini, elindeki tek sermayesi aklı olan Refet'in çocukluktan genç kadınlığa geçişi, öğretmen olma ve annesini mutlu etme azmi ve tek başına ayakta kalma mücadelesini görüyoruz.
》Dönemin süslü ve edilgen kadın yapısını yerle bir eden, hayata karşı dişini tırnağına takmış bir karakter Refet. Babasız büyümenin ve yokluğun getirdiği o ağır yükü omuzlarında taşırken, tek çıkış yolunun eğitim olduğunu biliyor, o dönemde kadının önüne sunulan evlen, kurtul seçeneğini elinin tersiyle itiyor. Ve okuyanların boğazını düğümleyen
sessiz ama devasa bir hayat mücadelesi veriyor annesiyle birlikte. Bu noktada annesiyle dayanışmaları, birbirlerine olan bağlılıkları ve her koşulda güçlü olma gayretleri okuyan herkesi eminim derinden etkileyecek.
》Kitapta sınıflar arası kadınların farklarını, beklentilerini ve bu kadınlar arasındaki dayanışmayı da görüyoruz. Bazen çok güzel kalpli insanları görüp içimiz sımsıcak olurken, bazen de bu kadar kötü insanın dünyada nasıl olduğuna üzülüyoruz okurken.
》Refet'in mücadelesini ve yanında olmayan insanlardan intikam alışını görmekten dolayı çok mutlu olsam da onu biraz öğretmen olarak da okumak isterdim. Eksik kalan tek şey bu sanırım benim için.
》Bir kadın nasıl tek başına mücadele eder, en zor şartlarda bile pes etmeden nasıl ayakta kalabilir, ataerkil bir düzende kadın olmak ve kendine yetebilmek mümkün müdür sorularına cevap veren ve kadınlara rehber ve karanlık zihinlere ışık olan bir eser olmuş. Yazar yaşadığı dönem gereği de kadınların eğitimi, ekonomik bağımsızlığı, toplumdaki yeri gibi konularda da farkındalık yaratıyor. Bu yüzden herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
》Türk edebiyatının ilk kadın öğretmen başkarakteriymiş Refet. Çalıkuşu'na da ilham olduğu kabul ediliyor. Yaygın bir görüş olarak Fatma Aliye'nin Halide Edip'in gölgesinde kaldığı için hak ettiği değeri görmediği ve unutulduğu düşünülüyor. Ama bu, onun bu coğrafyanın kadın hak ve özgürlükleri konusunda düşünen, çözümler üreten ilk kadın yazarı ve Osmanlı kadın hareketinin öncü ismi olduğu hakikatini gizleyemez.