Ekim 2023’te okuduğum Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor, benim için yalnızca bir söyleşi kitabı değil, aynı zamanda düşünmeye zorlayan bir yüzleşme metni oldu. Celal Şengör, bu kitapta fikirlerini hiçbir süzgeçten geçirmeden, samimi ve zaman zaman sert bir dille ortaya koyarken aslında okuru rahatsız etmeyi göze alan bir entelektüel duruş sergiliyor. Okurken en çok hissettiğim şey, burada anlatılanların yalnızca bir bilim insanının hayat hikâyesi olmadığı; aksine bilgi ile cehalet arasındaki o görünmez ama sürekli devam eden mücadelenin bir yansıması olduğuydu. Şengör’ün bilimsel eleştiriye açık, ancak bilime yapılan saygısızlığa karşı sert tavrı, onun karakterini daha da belirgin hâle getiriyor. Yer yer politik duruşuyla tartışmaya açık bir profil çizse de, esas gücü eleştirel düşünceyi savunmasında ve bunu geniş kitlelere anlatabilmesinde yatıyor. Kitap boyunca yalnızca akademik bir gelişim hikâyesi okumuyorsunuz; aynı zamanda bir insanın merakla, disiplinle ve kararlılıkla kendini nasıl inşa ettiğine tanıklık ediyorsunuz. Özellikle eğitim sistemi üzerine yaptığı eleştiriler ve Humboldt modeline yaptığı vurgu, bugünün ezbere dayalı yapısına güçlü bir karşı duruş niteliğinde. Bu yönüyle eser, bana Bir Ömür Nasıl Yaşanır kitabını anımsattı; ancak burada yazarın kendini daha fazla ortaya koyduğu, daha keskin ve daha doğrudan bir anlatım var. Kitabın en çarpıcı taraflarından biri de şu düşünceyi sürekli diri tutması: Bilgi sahibi olmak çoğu zaman yalnızlıktır; çünkü sorgulamak, konfor alanını bozar ve insanı kalabalıklardan ayırır. Sonuç olarak bu kitap, sadece Celâl Şengör’ü tanımak için değil, aynı zamanda kendi düşünce dünyamızı sorgulamak için de okunması gereken, sert ama gerekli bir metin; rahatsız eden ama tam da bu yüzden etkili bir eser.