·416 syf.····Okunma: 24 Nisan 2026 23:50 Hey hey, size çok sevdiğim bir kitapla geldim. Kitap öyle ama öyle iyiydi ki. Hem çok özgün hem de baya iyi bir fantastikti. Çok şükür, kitap zevkim bayağı iyi. Bu kitabı okumayı ta yurt dışında çıktığı gün kafaya koymuştum. Orijinalinden okuyacaktım ki şahane bir baskıyla çevrildi. Aldım, dedim ki daha fazla bekletemem bunu rafta. Ve anlatıma bayıldım, hem sürükleyici hem de atmosferik bir kitap. Aynı zamanda masalsı bir tınısı da var. Öyle ki okurken kendimi nasıl kaptırdıysam çapraz okumaya bile girmedim bu kitap için. Gelelim konuya,
Ailelerde 13. çocukların çok nadir ve çok kıymeti olduğu tanrılarca kabul edilen bir dünyaya gidiyoruz. Hazel'ın ailesi çocuk üstüne çocuk yapıyor ve her nasılsa pişmanlıkları ve ekonomik durumları 13. çocukta patlıyor. Ve 3 tanrı 13. çocuğu büyütmek üzere talip oluyor. Hazel'ın şirret ve iğrenç annesi "ilk olan/ kutsal ilk" adındaki tanrıçayı reddediyor. Sonra bölünmüşler denen tanrı ve tanrıça topluluğu geliyor tek bedende ve onu da reddediyorlar. En sonunda ise Hazel'a ölüm tanrısı Hazin Son (Merrick_ üzümlü kek baba) talip oluyor. ve ona çocuğu veriyorlar ancak Tanrı, Hazel 11 yaşına basana kadar ortada görünmüyor. Aşırı zorbalığa ayrımcılığa ve kötü muameleye maruz kalan Hazel 11. doğum gününde Hazin Son tarafından dünyalar arasına götürülüyor. Vaftiz babasına bundan sonra Merrick demeye başlayan Hazel kendisini bekleyen büyük bir geleceğe onun için hazırlanmış bir kulübede başlıyor. Ve bu yolculuk titreme hastalığı denen bir salgına tedavi bulmaya ilerliyor. Şifacı olarak ünlenen Hazel'ın kaderinde krallıkları değiştirmek var.
Tek kelimeyle bayıldım. Artık fantastik edebiyatın birbirini tekrarladığını ve sıkıldığımı düşünürken bu tarz bir kitapla karşılaşmak benim için şans oldu. Çok sevdim konsepti. Hazel'ın vafitz babasıyla olan ilişkisi gerçekten duygulandırıcı ve zevkle okudum. Prens Leopold'un yaşadığı deüişim ve Hazel'a olan tatlı sevgisi müthişti. Kraliyet sarayında geçirdiği zaman bıyunca Hazel'ın her anını zevkle okudum. Kral çok ters köşeydi bu arada. #erinacraig zaten beni asla yanıltmadı. Yazardan daha önce #tuzvekederevi ve #küçükiyilikler kitaplarını okumuştum ve ikisi de tam benlikti zaten. Sanırım ben Erin'in yazdıklarından devam ederim böyle cozy ile tekinsizi çok iyi birleştiriyor bence. Karakterlere gelirsek Merrick her ne kadar Hazel'a başlarda terk edilmişlik duygusu yaşatsa da tam da ihtiyacı olan bir babaydı. çok sevdim. Hazel, yanında rahat hissedeceğiniz bir karakter, alışıldık kahramanlık yapayım tutkusunda olmayan, rahatlığı kaderine tercih edebilen, babasının onu hazırladığı role itilmesi gereken bir çocuk ve bu gerçekten bezdiğimiz "kahraman olacağımı biliyorum" karakterlerinden daha iyi hissettiriyor. Sihir anlatımı da iyiydi. Ölecek olan kişilerin mumlarla temsil edilmesi ve Hazel'ın bu kişileri dokunduğunda bulabilmesi kadere müdahele etmemeyi öğrenmesi filan her şeyi harikaydı. Özellikle ara dünyadaki kulübe o ağaçlar filan tam da kendimi iyi hissedebileceğim bir ortamdı. BEN BAYILDIM