Gönderi

Hem iyi bir yer hem de olmayan yer
9/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 11:10
Ütopya - Thomas More Rönesans döneminin en önemli hümanist yazarlarından birisi olan Thomas More “Utopia” adlı bu eserde ideal devlet düzenini tasvir eder. More'a göre bu hayali adada savaşın adaletsizliğin eşitsizliğin eğitimsiz kişilerin ve kötü hastalıkların olmadığı bir yerdir. Ütopya aslında ilk başlarda bir ada değildi kral Utopus önderliğinde kara parçasından ayrılıp yapay bir şekilde ada kurulmuştu. Ütopya İnsanlarının Genel Özellikleri Ütopyalılar dış görünüşleri ne çok uzun ne de kısa boyludur. Çok çevik ve canlı kişilerdir. Ütopya halkı hoş sözlü güler yüzlü ve becerikli insanlardır. Vakitlerini boşa geçirmeyi sevmezler ve her şeyden çok sevdiği şey kafasını sürekli bir şeylerle meşgul edip onu geliştirmektir. Burada yaşayan insanlar ömürlerinin sonuna kadar eğitimine devam eder. Diğer ülkelerdeki gibi altı yaşında başlayıp yirmi beş yaşına kadar biten eğitim süreci Ütopya’da uzun bir süre devam eder. Çalışma koşulları ise ister erkek olsun ister kadın her iki cinsiyet de aynı eşit şartlar altında çalıştırılır. Kimse birbirinden az ya da fazla çalıştırılmaz en temel işlerinden birisi tarım ve zanaatkarlıktır. Dil öğrenme konusunda kendilerini oldukça geliştirmişlerdir. Diğer ülkelerden gelen yabancı dilleri kolaylıkla kendi dillerine çevirip okuyabilmektedirler. Özellikle Yunanca konusunda hiç yabancılık çekmemişlerdir. Ceza Sistemleri, Köleler ve Diğer Konular Ütopya'da kölelik oldukça yaygın ve sistemli bir şekilde işlemektedir. Burada yabancı ülkelerden gelen suçlu insanlar özgür olur. Ancak Ütopya'da yaşayıp da ağır suç işleyenler daha kötü davranılır ve kesinlikle köle olurlar. Ekonomik açıdan ülkeye bir nebze de olsa katkı sağlayan kölelik sistemi basit bir mantıkla çalışır. Suç işleyen kişi hapis veya benzeri bir yerlerde kalmaz onun yerine belirli bir süre zorunlu olarak sürekli çalıştırılır. Bu şekilde hem diğer insanlardan farklı olarak gözetim altında bulunur hem de ülke için ekonomik katkı sağlar. Eğer bu durumda bile yine suça karışırsa ölüm cezasına çarptırılır. Yöneticilerin izni olmadan intihar vakası olursa o kişi asla gömülmez veya yakılmaz. Bedeni bataklığa bırakılır. Ütopya'da kötü bir şey yapmaya niyetlenen kişi en az o işi yapmış kadar suçlu olur. Çünkü o işi niyetlenen eğer karşısında bir engel çıktığı için yapmamışsa neden suçlu konumda olmasın ? Ütopyalılar güler yüzlü olmayı ve şakalaşmayı çok severler. Bu yüzden bazı soytarılar burada mevcuttur. Bu kişilerin işini yapmasına mani olunmaz ve onları incitmek veya kırmak ayıp sayılır. Burada yaşayanlar dış görünüşüne pek fazla önem vermezler, makyaj ve benzeri malzemeleri boş bir özenti olarak bakarlar. Onlar için dürüstlük ve alçakgönüllü olmak daha önemlidir. Bu ülkede faydalı bir iş yapmış kişilere büyük ödüller verilir. Unutulmaması ve diğer insanlarında aynı onun gibi olması için meydanlara heykelleri dikilir. Orada yaşayan hiçbir yargıç insanlara tepeden bakmaz korku değil, sevgi için birliktelik vardır. Kılık-kıyafet bakımından başkan bile ayırt edilemez. Ütopyalılar savaş yapmamak için ellerinden geleni yaparlar ama eğer savaşmaktan başka seçenekleri kalmamışsa o zaman tam tersine savaştaki yiğitlikleri son derece fazla olur. Savaşta ölmek onlar için şeref sayılır. Böyle olmalarının sebebi ise yurtlarına olan sonsuz güven ile alakalıdır. Ütopya’da Din Kral Utopus, Adayı fethetmeden önce Ada halkının din üzerinden birbirleri ile kavgalı olduklarını fark etmiş ve burayı fethetmesi çok kolay bir şekilde olmuştur. Çünkü ada halkı kendi aralarında birleşmek yerine ayrı bir şekilde düşmana karşı savaşmaktaydı. Utopus fetihten sonra ilk iş olarak herkese din özgürlüğü vermiş ve kimse bir başkasının dinine karışmasına müsaade etmemiştir. İsteyenler kendi dinini yaymakta özgürdür, ancak bunu tatlı dille ve efendice yapmak şarttır. Aksi takdirde zorla yapanlar kölelikle cezalandırılırdı. Alıntı (s.104) “Kendini beğenmiş adam mutluluğunu kendi rahatlığı üstüne değil, başkalarının acıları üstüne kurar; ezeceği, köle gibi kullanacağı insanlar olmazsa, mutluluğunu başkalarının yoksulluğu üzerine kurmazsa, malını mülkünü ortaya serip yoksullarının bellerini bükmeyeceğini, umutlarını kırmayacağını bilmezse, Tanrı olmak bile istemez. Kendini beğenmek öyle bir cehennem yılandır ki, insanın yüreğine sinsice süzülüp girer, onu zehirleyip gözünü kör eder, daha güzel bir hayata giden yoldan saptırır onu. Bu sürüngen, insanların öylesine içine işler ki, onu koparıp atmak kolay olmaz.”
1000Kitap
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.