Okurken biraz Ivan ilyice benzettim gregor samsa'yı ,aynı sıkışmışlık aynı tükenmişlik ve çevrelerindeki en yakınım dedikleri uğruna kendilerini hırpalamalarına rağmen o kayıtsızlık. Hepimiz kafka'nın bir sabah yatakta sırtüstü uzandığı o tiksinç varlık olmuşuzdur ta ki kalkıp kahvaltı masasına oturup işe gidene dek ya da okula daha doğrusu nereye gittiğinizin bir önemi yok . Önemli olan toplumun sana layık gördüğü sisteme uyup uymamak . Uyduğun sistemde sırf akşam karnın tok uyumak için ne ezilip büzüldün bugün utançtan , mahçupluktan karnına girdiği krampla beraber uyudun akşam ve sabah olduğunda tüm yediklerini küstün her gün devam etti bu . Gregor samsa biraz fazla küstü o sabah belki de demek istenilen bir böcekten bile daha aşağı bir konuma düşmesiydi . İnsanın bundan daha büyük acısı olabilir mi ? Toplum ne kadar da acımasız tabiat ne kadar da acımasız kendi kanından insana bile acımıyor ya yarar sağlayacaksın ya da öleceksin . İki farklı yazar iki farklı karakter ama aynı son . Bilemiyorum ilginç bir kitaptı.