Aslında bu kitap klasik bir biyografi gibi duruyor ama alt metni baya politik ve etik. Ebuzer’i sadece ‘zahid bir sahabe’ diye okumak bence eksik kalıyor. Adamın durduğu yer, dönemin güç ve servet dağılımına açık bir itiraz. Yani bugünün diliyle konuşursak, ciddi bir sistem eleştirisi var.
Beni en çok etkileyen şey söylem-eylem tutarlılığıydı. Çünkü çoğu insan doğruyu savunur ama iş uygulamaya gelince geri adım atar. Ebuzer’de öyle bir gri alan yok. Bu da onu hem çok güçlü hem de yalnız bir karakter yapıyor. Zaten kitap biraz da ‘doğruyu söylemenin bedeli’ meselesini gösteriyor.
O yüzden ben bu kitabı sadece dini bir şahsiyetin hayatı gibi değil, aynı zamanda ahlak, adalet ve iktidar ilişkisi üzerine bir metin gibi okudum. Günümüzle bağlantı kurunca da baya düşündürücü oluyor.