Bir annenin en büyük korkusu nedir?
Evladının hastalığı mı… kaybı mı…
Yoksa nerede olduğunu bilmeden yaşamak mı?
Marissa, oğlunu ilk oyun buluşmasından almaya gittiğinde hayatı bir kapının önünde hiç ummadığı şekilde değişiyor.
Kapıyı açan kadın yabancı.
Ve Milo içeride değil.
İşte olaylar tam burada başlıyor.
Kayıp ihbarı yapılıyor. Polis devreye giriyor. Aile seferber. Ama asıl gerilim arama sürecinden çok, şüphe duygusunda başlıyor.
Yazar öyle bir atmosfer kurmuş ki, herkese tek tek şüpheyle bakıyorsunuz. Ben gerçekten aileye en yakın olanlardan bile şüphelendim. Olayları farklı karakterlerin gözünden, gün gün okuyoruz. Her yeni bölümde bildiğimizi sandığımız şeylere şüphe tohumları ekiliyor. Tam “tamam çözdüm” diyorsunuz… bir bakmışsınız işin rengi değişmiş.
Hızlı, sürükleyici ve ters köşeli… Tempo hiç düşmüyor. Çocuk bulunacak mı? Bunu kim yaptı? derken kısa bölümler sayesinde sayfalar akıp gidiyor. Finale geldiğimde ise gerçekten VAY BE dedim. Öğrendiğim o ters köşeli, gerçekler… hiç beklemiyordum, hayatta tahmin edemezdim. O noktadan sonraki 3-5 sayfa biraz gereksiz olmuş ama olsun. Ve ben olaylar bitti sanırken son sayfada gelen ekstra sürpriz… yazar resmen son hamleyi de yapmış.
Tek eleştirim:
Finalde ortaya çıkan o son sürpriz olayının gelişimini biraz daha okumak isterdim. Nasıl oldu? Ne ara oldu? Biraz daha derinlik harika olurdu. Ama buna rağmen kitabı kapattığımda tatmin duygusu muazzamdı.
Ve şimdi…
Çok fena övmek istediğim bir karakter var. Kitap bizde de basılacağı için spoiler vermek istemiyorum ama ben böyle nankör bir kadın karakter görmedim. Bu adam daha ne yapsın yahu? İş bitiricilik desen var. Sen üzülme diye anında karar verip uygulama desen var. Sorun çözme desen 100 puan ona. Sen daha ne istiyorsun yahu? Etliye sütlüye karışmadan, stres olmadan yaşayıp gidiyordun; bir teşekkür eder insan. Hele öğrendiklerinden ve senin için yaptıklarından sonra… Olmaz, senden olmaz. Feminist damarlarım bile seni savunamadı yahu. Bu adam tüm bunları tek başına yaparken sen ne yaptın, bile demedi. Seni nankör pislik seni...
Banliyö gerilimlerini, çoklu bakış açılarını ve son anda gelen hamleleri seviyorsanız bu kitaba kesinlikle şans verin derim.
Bu arada kitap, diziye de uyarlandı. All Her Fault olarak izleyiciyle buluştu. Kitabı beklemek istemeyenler için bir alternatif olabilir ya da kitabın üstüne cila yapmak isteyenlere duyurulur.