Hakikatin Yerine, Hurafenin Sahte Cazibesi...( Cuma Hutbeleri )
Henüz Vaazın İlk Sözcüğü Cemaati Uykuya Ve Esnemeye Boğacak Ve Kusulası Bir Can Sıkıntısına Gark Edecektir. Ama Kürsüden Seslenen Zat Adet Olduğu Üzere Kocakarı Hikâyeleri Anlatmaya Başlar Başlamaz Cemaat İrilip Can Kulağıyla Dinlemeye Koyulur...
Sayfa 62 - İş Bankası Yayınları
·2 alıntı·
143 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Felsefe Parrhesia
Gönderi Sahibi
Cuma Namazına Gidenler Bilir, Cuma Hutbesindeki Can Sıkıntıcı Durumu. ( Ben 7 Yıldır Bireysel İbadetlerimi Yaptığım İçin Camiye Artık Gitmiyorum. Hâlâ Böyle Aykırı Vaazler Veren Hutbeler Okuyan Şahsiyetler Vardır. Onlar Baş Tacıdır. ) Eğer İmam, Ruha ve Kalbe Dokunacak Bir Hakikati Dile Getirdiğinde Cemaat de İmamın İlk Sözcüğünde Esnemeye Başlar, Çünkü Hakikat Bazılarına Ağır Gelir, Sorumluluk Bırakır Omuzlarına Yorucu Ve Çetin Bir Yüktür. Ama İmam, Kocakarı Hikâyeleri, (Hurafe) Anlatmaya Başlar Başlamaz Cemaat İrkilir. Çünkü Masal, Onlara Hem Kolay Hem Eğlenceli Hem de Sorumluluk Getirmeyen Bir Durum Olduğu İçin. İşte Bu, Kuru Kalabalığın Zaafıdır. Hakikati Dinlemekten Kaçar, Saçmalığa Kulak Kesilir. Vaazın İlk Sözcüğü Onları Uykusuzluğa Boğarken, Masalın Çürük Cazibesi Onları Can Kulağıyla Dinlemeye Mecbur Eder. Bu, İnsanlığın En Büyük Rezaletlerinden Biri Değil midir? Gerçekten Kaçıp, Saçmalığa İman Etmek.