Gönderi

Ankara, anlıyorsun değil mi?
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Ankara, Ankara ve Ankara... XIII.'sünü gerçekleştirmiș olduğumuz TED y.o. sempozyumu sağ olsun, Hem Sevgi Soysal'ı, hem sevgili Ankara'yı hem de içinde bulunan küçük büyük bilinçleri tanımış bulunduk. Zorla yazdırdıkları makale sonrası hatırımda kalan bilgilerle yardımcı olmaya çalışayım, Sevgi Soysal hapishaneden sonra yazmıştır bunları. Sahi bircok karakterde, ona dair izleri görürüz. Başta sıradıșı anlatımı nedeniyle kitap bir roman sayılmaz. Kitapta olaylar çok kısa bir sürede, neredeyse bir öğle vaktinde geçer. Dönemin Türkiye'sini 1970lerin şehir hayatını yansıtan bir belge gibi de değerlendirilir. Kanlı Pazar, Kızıldere olayı gibi çatışmalarda insanlar siyasi olarak bölünmüş ve birbirine mesafeli halen gelmişti, Romandaki karakterlerin birbirini anlamaması ve kopukluğu bu toplumsal bölünmelerle ilişkilendirilir. Kitabımız sonradan değeri anlaşılan kitaplardan. Başta, başyapıt gibi karşılanmamıștır. Zamanla üniversitelerde okutulmuș, eleştirmenler tarafindan tekrar değerlendirilmiș ve ödül kazanmıștır. Sevgi Soysal siyasi nedenlerle gözaltına alınmış, sürgün edilmiş bir yazar, bu nedenle eser sadece edebi değil politik bir arka planla da anılmıștır. Roman, Ankaranin yenişehir semtinde bir öğle vakti boyunca yasanan olaylari merkeze alır. Tek bir ana olay etrafında değil, farklı karakterlerin iç dünyaları dusunceleri ve günlük yaşamları üzerinden ilerler. Öğrenciler, memurlar, kadınlar ve toplumun çeşitli kesimlerinden insanlar anlatılır. Ankara hakkında düşüncelerimiz sorulduğunda, "bireyselleșmeye yatkın toplum" olarak verdiğim cevabın üzerine; Romanın merkezinde şehir yaşamının insanları nasıl yalnizlastirdigi ve toplumdaki sinif farklarının bireylerin hayatini nasıl etkilediği vardır. Karakterler gündelik hayatlarını surdururken aslinda içlerinde büyük sorgulamalar yaşarlar. Roman çok karakterlidir ve her biri toplumun farklı bir kesimini temsil eder. Başlıca temalar: şehir yaşamında yalnızlık toplumsal sınıf farklılıkları kadın erkek eşitsizliği bireyin iç çatışmaları modernleșmenin etkileri 12 Mart Muhtırası ve baskı ortamı -1972de ordu yönetimine müdahale edildi ve ardından sıkıyöneyimler ilan edildi, aydınlar ve öğrenciler gözaltına alındı. Sevgi Soysal bu süreçten etkilenen isimlerden. Romandaki, "insanlarin cekingenligi, içe kapanikligi ve guvensizligi" bu baskı ortamıyla iliskilendirilir. Bürokrasi elestirisi ve memur zihniyeti, Ankara'da devlet kurumlarının yoğunluğu nedeniyle katı kurallar hiyerarşi ve duygusuz işleyiş çok eleştiriliyordu. Kitaptaki bazı karakterlerin mekanik ve ruhsuz yasamıyla dönemin brokratik yapısına gönderme olarak ele alınır. 1970lerde turkiyedeki aydınlar hangi ideolojisi savunacaklari veya nasıl bir yol izleyecekler konusunda bölünmüştü, romanimizdaki içe dönük karakterler bu durumu temsil eder. Bu roman sadece bir gençlik Kurgusu değil, 1970ler Türkiye'sinin küçük bir modeli (mikrokozmosu) gibidir. Başta Ahmet ve Şükranın konuşmalarıyla, "Ne okuyorum ben?" diye sorgulatsa dâhi.
Yenişehir'de Bir Öğle VaktiSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20122,967 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.