Çocukların, yetişkinlerin beynelminel iki milyar insanın gözetim kapitalizmine maruz kaldığı günümüz insanının verem, kolera , covid salgını gibi “ Dikkat Eksikliği ve Hiperaktive Bozukluğunu” tehlikesi altında olduğuna dikkat çeker.
Özellikle söylemek isterim ki bu kitap, yazarının kendi deyimiyle dikkat eksikliği ile ilgili olarak “zalim iyimserlik” (Maddi zorluk çeken babaya yoga tavsiyesi verilmesi gibi) çözümleri sunan bir kişisel gelişim kitabı değil.
Google, Facebook, Twitter, Reddit, İnstagram gibi slikon vadisinde çalışan Tristian Harris, Aza Raskin ( Nam-ı diğer Reelslerin kurucu babası) gibi sosyal medyanın kurucuları ve geliştiricilerinin kariyerlerinin nirvalarında insanlığa vermiş olduğu zararları fark ederek sistemden ayrılıp sisteme savaş açan insanlarla yaptığı röportajları , psikologları, pedagogları, teknoloji uzmanları ile yapılan birebir net görüşmeleri içerir. Sosyal medya ağlarının dikkatimizi nasıl dağıttığına dair kitaptan öğrendiğim Netflix’te yayınlanan yukarıda saymış olduğum yazılımcıların röportajlarının yer aldığı The Social Dilemma” (Sosyal İkilem) adlı belgeselini de kitaba ara verip izledikten sonra tekrar kitaba başlamanızı tavsiye ederim.
Bir kitabı eline aldığında günde 5 sayfayı geçemeyen, okuduğunu anlamayan, yapılacak çok işi olduğu halde hiçbir işe başlayamayan, e postalar, sosyal medya bildirimleri, telefon aramaları içerisinde aynı anda birden fazla iş yapan ofis çalışanları ve de bu sorunların temel kökenlerindeki çocukluk.
“Müşterilerini kullanıcı olarak tanımlayan iki sektör var birincisi uyuşturucu satıcılar diğeri ise yazılım sektörü” der Edward Tufte. Ya da “Bir ürüne para ödemiyorsanız ürün sizsinizdir.”der Andrew Lewis. Yazarın röportaj yaptığı Tristin Harris’in anlattığına göre sosyal medya şirketleri algoritmalarla insanların zaafları sevdikleri beğendikleri beğenmedikleri şeyler hakkında bilgiler topluyorlar ve bu bilgileri şirketlere ticari olarak satıyorlar. Hatta öyle ki ABD seçimlerinde bile seçime Rusya’nın bu kanallar aracılığıyla manipüle ettiğini söylüyor.
Kitabın yazarı bir gazeteci hatta iş öyle bir ciddiye alıyor ki telefon bilgisayar her şeyi bırakarak Amerika’nın Prowincetown eyaletinde yine kendi deyimiyle dikkat eksikliğine çözüm bulmak için ön taahhüt yaparak internetsiz telefonsuz bilgisayarsız birkaç ay geçirerek dikkat eksikliğinin geri kazandığının farkına varıyor fakat bunun sonucunda dijital detoksun her insan için uygulanabilir olmadığını sorunun kökeninde kolektif bir mücadele olması gerektiğini sorunun çözümünün kişiye mal edilmemesini belirtmiştir. İnsanlara radikalleştirren YouTube ‘dan Google plexe kadar birçok konuda derinlemesine enfes bir gazeticilik örneği.
Kitabı okuduktan sonra sosyal medyaya bakış açınız değişiyor silemeseniz de uzaklaşıyorsunuz… Ya da bildirimlerinizi kapatıyorsunuz