Alice Feeney / Taş Kâğıt Makas
Bir ilişkide sorunlar konuşulmadıkça çözülmez. Sadece şekil değiştirir ve bazen o değişim tarafları fark etmeden birbirinden uzaklaştırır.
Hayvanları insanlardan daha çok seven Bayan Wright ile insanlar yerine kurguları tercih eden Bay Wright. Gerçek hayattan kaçmayı seçen iki karakter. Dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen bir evlilik ama kapalı kapılar ardında çoktan dağılmış bir ilişki. Evliliklerini kurtarabilmek için çekilişle kazandıkları Kuzey İskoçya’daki izole bir şapele giderler. Burası onlar için ya evliliklerini onaracakları ya da tamamen bitirecekleri son duraktır. Bilmedikleri ise bu çekilişi tesadüfen kazanmadıklarıdır.
Hikâye ilerledikçe hem geçmişte yaşananlar hem de bugünde olanlar iç içe geçiyor. Kadın karakterin her yıl dönümünde yazdığı mektuplar sayesinde evliliğin görünen yüzüyle gerçek yüzü arasındaki fark yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Ayrıca her yıl seçtikleri “yılın kelimesi” detayı da okurken çok hoşuma gitti.
Erkek karakterin “prosopagnozi” yani yüz körlüğü detayı, sadece bir bilgi olarak kalmıyor; hikâyenin gidişatını etkileyen önemli bir unsur haline geliyor. Bu da bazı şeyleri farklı bir gözle değerlendirmenizi sağlıyor.
Kuzey İskoçya’nın kasvetli atmosferi ve şapelin gotik havası hikâyeye çok güçlü bir zemin hazırlamış. Okurken sürekli bir tedirginlik hissi vardı ve sayfalar boyunca “şimdi ne olacak?” düşüncesiyle ilerledim.
Kitap merak duygusunu hiç düşürmeden kendini okutuyor. Hikayede ters köşe değil de bazı şeylerin özellikle geri planda tutulduğu bir kurgu hissi vardı.
Okurken beni rahatsız eden şey finaldi. Yaşananlar soru işareti bırakmadan bağlansa da duygusal olarak içime sinmedi. Buna rağmen atmosferi güçlü, karanlık ve merak uyandıran bir hikâyeydi.
Keyifli okumalar…