Byung-Chul Han bu kitabında bizi modern dünyanın en büyük illüzyonuyla yüzleştiriyor. Özgür olduğumuz sanrısıyla kendi kendimizi tükettiğimiz o parıltılı bir hapishane. Han’a göre sistem artık bizi dışarıdan kırbaçlamıyorr. bizi daha fazla verimlilik" vaadiyle baştan çıkararak, kendi celladımız haline getiriyor.
Kitabın sarsıcı tarafı ise üretimin nasıl bir yıkıma, büyümenin ise nasıl bir kansere dönüştüğünü teşhis etmesidir. Her şeyin "
olumlu", her şeyin "pürüzsüz ve "paylaşılabilir" olduğu bu dijital çağda, insan ruhu derinliğini yitiriyor. Yazara göre bu hissizlik ve anlamsızlık sarmalında birey, aslında en radikal tepkisini kendine yöneltiyor olması.Han,a göre:Modern insan, sistemin yarattığı o steril boşlukta nefes alamadığı için, var olduğunu hissetmek adına kendine "çizikler" atıyor. Çünkü acı, bu sahte cennette dijitalleştirilemeyen ve satın alınamayan son gerçekliktir. Bu kitap, bir ekonomi eleştirisinden ziyade, var olma duygusunu yitirmiş bir türün son çığlığıdır....