Gönderi

Puan vermedi·376 syf.··
2026 27. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 10:57
Kıyamet… Kıyamet… Ramazan’ın ilk gününde, mübarek iftar saatinde onları bu kadar telaşlandıran ne olabilirdi? Kutsal kitapların kirletilmesi meselesi mi,kutsal ışık mı? O kutsal ışık ki, insanlığa büyük kurtarıcıyı getirecekti. Maguşların on bin yıldır beklediği o büyük kurtarıcı… Onlara göre bu kurtarıcı Mesih’ti. Geldiği vakit ışığın içinden, kurbanlar eşliğinde yeryüzüne inecek; kendisiyle birlikte bütün Maguşileri çağırarak dünyada yeni bir hayat başlatacaktı. İslam âleminin 985. Ramazan’ının ilk iftarıydı. Dünyaya yakın gelen kuyruklu yıldız kümesi, batı semalarından doğuya doğru ilerlemeye başlamıştı. Kâinatın başlangıcında Allah vardı ve melekler vardı. Meleklerin hocası Azazil, mutlak bir itaat içerisinde Allah’a kulluk ediyordu. Ne zaman ki Tanrı Âdem’i yarattı ve Azazil’e Âdem’e secde etmesini söyledi, Azazil kendini Âdem’den üstün görerek bu emre karşı geldi. Kibri onu isyana sürükledi. Önce cennetin en güzel mahlûku olan yılanı kandırdı; onun vasıtasıyla Havva’nın aklına girerek Âdem’i aldattı. Azdahak krallığı böyle başladı. Allah hepsini cezalandırdı; onları cennetten kovdu. Utancından yüzyıllarca yerin altından çıkmadı. Nihayet Azdahak sultanının ihtişamına kapılıp omzuna yerleşti. Azdahak o kadar acı çekmeye başladı ki Tanrı’ya yalvardı. Hırs, kibir, sarhoşluk, büyü, yalanı ortadan kaldırmaya karşılık acılarından kurtulmayı istedi. Omuzundaki Azazil ise kibir, hırs, yalan gibi kötülüklerle onu kandırmaya devam etti. Ömürler geçti, zaman aktı. Dünya hırs ve tamahın esiri oldu. Büyük kurtarıcı ise görevini tamamlayamadan Tanrı katına çekildi. Ve şimdi… yarım kalan hikâye yeniden yazılmak üzereydi… İnsanlar seni hep eksik görürler, yetersiz görürler. Bunun, insanın kalbinde nasıl bir yara açtığını bilmezler. Özrün varsa özgür değilsindir; hareketlerin, sözlerin, düşüncelerin hep eksik zannedilir. Dışlanırsın, küçümsenirsin, acınırsın… Dahası, özürsüz gördüğün herkes karşında bir aynaya dönüşür ve sana eksikliğini hatırlatır. Gözleri sana bakarken, belki de aklından senin işe yaramaz biri olduğunu geçiriyordur. Özürlü birinin özürsüzlüğü istemesi masum görülebilir… ama insanlığı kibirden, yalandan, hırstan kurtarmak kimseye verilmiş bir hak değildir. Belki de insan, tam da bunlar sayesinde insan oluyordur. Belki Allah bütün ayıpları da, özürleri de insan için yaratmıştır; kulluğun sınanması için. Hiç hatanın olmadığı bir dünya, gerçekten yaşanacak bir yer olur muydu? Marifet, hatalarla dolu bir dünyada hatalardan dönebilmek değil midir?
Roman-Edebiyat
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,555 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.