Gönderi

Boğazda Düğümlenen Bir Tatlı: Altı Harfli Bir Tatlı
10/10
·248 syf.··
2026 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 10:16
Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatıp kenara koyamazsınız; içindeki karakterler sizinle yaşamaya devam eder. Şermin Yaşar’ın bu kitabı da benim için tam olarak böyle oldu. Kitabı bitirdiğimde şunu düşündüm: "Hep bırakılanları konuşuyoruz, bırakanları ise hiç dinlemiyoruz..." Yalnızlık ve Kimsesizliğin Kesişme Noktası Hikaye, bir köyde yolları kesişen Selime Teyze ve Meltem’in birbirine yaslanışını anlatıyor. Selime Teyze, eşini genç yaşta kaybetmiş, çocuklarını binbir emekle büyütmüş ama günün sonunda o çok özlediği "kalabalık sofralara" hasret kalmış bir kadın. Bir kızı evlenmemiş, diğeri boşanmış ve kendi sancılarıyla meşgul, oğlu ise eşinin baskısıyla annesine sırtını dönmüş... Selime Teyze sadece kapısının çalınmasını, torunlarının okul çıkışı gelmesini, sessizliğin sesle bölünmesini bekliyor. Öyle bir bekleyiş ki bu, sonunda her şeyi bırakıp bir köye taşınıyor; sırf "Acaba beni arayacaklar mı?" diye kendi içinde bir sınav veriyor. Meltem ise hayatı boyunca "bir yere ait olma" çabasıyla kavrulmuş. Annesi tarafından terk edilmiş, babasının kurduğu yeni ailede kendisine bir yer bulamamış, üvey annesi tarafından istenmemiş bir çocukluk... Babasının evine her gidişi bir umut ("belki bu kez kal der"), her dönüşü ise upuzun bir hayal kırıklığı. Onu büyüten babaannesi ve dedesiyle geçen akşamlar, erkenden uyuyakalan yaşlıların sessizliğinde kurulan hayaller ve her kapı çalışında "Annem mi geldi?" diye dolan o masum ümitler... Tatlıların Acı Hatıraları Kitapta beni en çok sarsan detay, yediğimiz tatlıların bazen en büyük acılarımıza şahitlik etmesiydi. Meltem, bazı tatlıları hayatı boyunca bir daha yiyemiyor; çünkü o tadın altında ezilen bir veda ya da bir hüzün var. Meltem’in evliliğinde de sadece "sevilmek ve dinlenmek" istemesi ama eşi tarafından bir türlü anlaşılamaması, yalnızlığını daha da katmerleştirmiş. Ta ki o köyde Selime Teyze ile tanışana kadar. "İnsan karşısındakine ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama asıl kendine ağlar." Sütlaçtaki "Nezaket" ve Altı Harfli Cevap Kitabın sonlarına doğru babaannesinin tarif defterinde karşılaştığı o detay kalbimi bıraktığım yer oldu. Babaannesi tüm tarifleri emir kipiyle yazmışken, sütlacı "siz" diliyle yazmış ve sonuna "Afiyetle yiyin, ağzınızın tadıyla yiyin..." notunu düşmüş. Ve o meşhur bulmaca kağıdı... Dedesi tarafından doldurulan, cevabı altı harfli bir tatlı olan o boşluk: M-E-L-T-E-M. Meltem’in Selime Teyze’ye olan desteği, ona "çocuklarını görmek istiyorsan sen git, ben seni götürürüm" demesi aslında kendi içindeki o terkedilmiş çocuğun şifasıydı. Selime Teyze’nin kararını verip çoktan yola çıkmış olması ise hayata dair umudun hala bir yerlerde taze olduğunun kanıtı gibiydi. ****Kitaptan Altını Çizdiklerim:** "Hep bırakılanlar konuşuyor, bırakanları hiç dinlemiyoruz..." "Sadece onu dinlemek istiyorum. Anlatsın. Çok tutmuş içinde, belli. Bu duyguyu çok yakından biliyorum. Boğazı düğümlenmek derler ya hani… insan anlatamadıkça bir düğüm atılır boğazına. Ve o düğümler birikir, artık çözülemez hale gelir… Bunu ben çok iyi biliyorum." "Bakımı olmazsa yıkılır ev. Bakımı olmayınca insan da yıkılır." "Kendimle ilgili yeni bir şey keşfettim. Biri gerçekten elimden tuttuğunda beni yol tutmuyormuş." "Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir gün de koparıp atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin." "Sen her gün yeniden anlatsan, ben her gün yeniden dinlerim." "Kimsesizlik öyle bir duygu ki, kimsenin tatmasını istemem." "İki insan birbirine dayanak olduktan sonra Fizan'a gitseler orada da yaparlar." "Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki." "Kimsesizlik en sert öğretmendi." "İnsan karşısındakine ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama asıl kendine ağlar."
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,5bin okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.