Güzel Çirkin EVLİLİK VE İNTİKAM VE KARAMAN’IN KOYUNU ÜZERİNE FANTASTİK BİR HİKÂYE…
Aslında kitabın tanıtımında ‘karanlık’ yazıyordu ancak ben fantastik demenin burada daha uygun olduğunu düşündüm çünkü yazar ciddi manada fantastik bir öykü yazmış. Alex Feeney’in okuduğum ilk kitabı. Daha önce Netflix dizisine çevrilen hikayesini izleme fırsatı bulmuş, bu kitap da çok satanlarda olduğu için bir şans vermek istemiştim.
Öncelikle kısa bir şekilde kitaptan size bahsetmek istiyorum. New York çok satanlara giren yazarımızın tam da o gün karısı ortadan kaybolur. Hikayemiz de bundan tam bir yıl sonra başlayacaktır. Artık münzevi bir hayat süren ve artık müstakil evden pansiyon köşelerine düşmüş yazarımızı eşinin vaftiz annesi ve kendisinin ‘yazar temsilcisi’ olan kiki çağırır. Temsilciliğini bırakacağını düşünen yazara hiç beklemediği bir teklifte bulunur; Amberley isimli küçük bir İskoçya adasında kendisine bir çok satan yazar tarafından bırakılmışt sakin bir evde yeni kitabını yazabilecektir. Ancak bu adada yazarımızı çok acayip şeyler bekliyordu.
Buradan sonrasında spoiler verilecek olup, kitabı okumayı düşünüyorsanız lütfen devam etmeyiniz.
Öncelikle yazarın dili temiz, çeviri de gayet iyi kaçan bir şey olmadı (olsa daha mı iyi olurdu tartışılır.)
Kitap başlangıçta gayet iyi başladı aslında bir yazarın karısı kaybolur (Evet klişe ama olsun) sonrasında bu adamın hayata tekrar geri dönebilmesi için bir el ona dokunur.
Ancak bir süre sonra her şey öyle sarpa sarıyor ki ya yazar yazdıklarını unutuyor, ya nasıl olsa okuyucu kitlem var alırlar (aptal yerine koyarak) diye düşünüyor. Ne olursa olsun, elimizde gerilim olduğunu iddia absürt bir şey kalıyor.
Ben yakaladığım mantık hatalarının hepsini anlatmaya kalksam sanırım bu yazı çok uzar onun yerine çok mantıksız olan birkaç taneden bahsetmek istiyorum;
İlk hataya en büyüğünden başlayayım. Hiçbir yazar, ana karakterin ağzından hikaye anlatırken onun yaşadığı bir şeyi bilmezden gelmemeli. Çünkü eğer bunu yaparsa okuyucu gerçekten kendini salak gibi hissediyor. Neymiş efendim, Abby’yi Grady öldürmeye çalışmış, Abby de Grady’den intikam almak için onun sadece kadın nüfusu olan (bu kadınlar erkek egemen toplumda yok edilmeye çalışılmış amazonlardır.) bir adaya gelmesini sağlamış. Bakar mısınız zekaya? Arkadaş kitap Grady ağzından anlatılıyor, demezler mi bu adam neden karısı kaybolmuş gibi davrandı baştan sona diye? Bir de kırmızı palto giymiş, arabanın önünde yatan oymuş falan filan, Grady hadi zayıf bir adam olsun, son ana, Abby kaybolana kadar onunla telefonda konuşuyor.
Bir de bu adanın korunup, varlığını sürdürebilmesi için bir yazarın sürekli çok satan kitaplar yazması gerekiyor. Şu zekaya bakar mısınız? Bu sürdürülebilir bir şey mi? Bir de Grady’nin, kasaba ancak bu kitapları yazması karşılığında hayatta kalmasına izin veriyor. Vay babayın kemiğine.
Bir de ara ara vaftiz anneden notlar geliyor ya da telefonda konuşuyor. Adadaki kimse söylediği kişi değil, onlara güvenme falan diye. Arkadaş sonunda ben kurguladım falan diye ortaya çıkıyor e o zaman adama neden o notu yolladın ya da telefonda konuştun.
Sandy diye bir karakter var mağarada içmiş, gelgitlerde bu mağarada boğulma ihtimali oluyor, adama bunlardan bahsediyor, adam gel gidelim diyor. Kadın ben biraz daha duracağım diyor ve sonunda onu orada ölmesi için terk ettin diye adamı suçluyorlar.
Sonuç olarak, bu kitap beni en çok şu yüzden rahatsız etti: Okuyucuyu şaşırtmak ile kandırmak arasındaki çizgi tamamen aşılmış. Sürpriz yapmak uğruna mantık feda edilmiş.
Alice FeeneyGüzel Çirkin
Güzel ÇirkinAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20251,837 okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.