Orijinal adı Frankenstein; or, The Modern Prometheus olan bu eser, elimdeki baskıya göre 2002 yılında basılmış ve 324 sayfadan oluşmaktadır. Genel olarak kitabı beğendim; özellikle verdiği mesaj benim için oldukça önemliydi.
Eser her ne kadar doğa felsefesi, bilim kurgu ve korku türlerinde yazılmış olsa da, aslında çok daha derin bir insani meseleyi ele almaktadır. Ana karakter Frankenstein’ın yarattığı varlık, hem yaratıcısından gördüğü kötü muamele hem de dış görünüşü nedeniyle toplum tarafından dışlanır. Bu dışlanmışlık ise onu zamanla intikam arayışına sürükler.
Benim bu eserden çıkardığım temel mesaj şudur: Ne olursa olsun hiçbir canlıyı kendi amaçlarımız uğruna kullanmamalı ve onu sevgiden mahrum bırakmamalıyız. Aksi takdirde bunun sonuçları er ya da geç karşımıza çıkacaktır.
Eserle ilgili son olarak şunu söylemek isterim ki, okuduğum baskının çevirisini pek başarılı bulmadım. Buna rağmen, bu kitabı okumama vesile olan arkadaşıma da teşekkür ederim. FrankensteinMary ShelleyLeylaa teşekkür ederim.