Ardından
7/10
·312 syf.··
2026 38. kitabı
Natsume Soseki’nin Ardından romanı hani bazen dışarıdan her şey çok durağan görünür ama içeride fırtınalar kopar ya, işte Daisuke’nin o uçsuz buçsuz iç dünyasında tam da bunu hissettim. Daisuke, aslında günümüz modern insanının o bitmek bilmeyen "hayatın anlamı ne?" sancısını yıllar öncesinden sırtlanmış bir karakter gibi. Çalışmayı reddeden, sadece estetiğin, kitapların ve düşüncelerin peşinden giden o aylak hali başta biraz mesafeli gelse de, sayfalar ilerledikçe onun o kırılgan dürüstlüğüne kapılmadan edemiyorsunuz. Soseki’nin o meşhur zambak kokusunu anlatışındaki zarafet, aslında hikayenin ne kadar ince bir hüzünle örüldüğünü fısıldıyor kulağımıza. Michiyo ile olan o sessiz ama derin bağı okurken, insanın kendine dürüst olmasının ne kadar ağır bir bedeli olabileceğini düşündüm hep. Toplumun bizden bekledikleriyle kalbimizin fısıldadıkları arasında sıkışıp kalmak… Bu sadece o dönemin Japonya’sına ait bir çıkmaz değil, aslında her birimizin zaman zaman kendi içimizde verdiği o amansız savaş. Kitabın isminin neden Ardından olduğunu son sayfalara gelince daha iyi anlıyor insan. Sanki bir eşiğin tam üzerindeyiz; eski hayatın güvenli limanları geride kalmış, önümüzde ise belirsiz, sisli ama bir o kadar da gerçek bir yol var. Soseki, büyük sözler söylemeden, sadece bir bakışla ya da havada asılı kalan bir sessizlikle anlatıyor en büyük trajedileri. Kitabı okuyup bitirdiğimde sadece bir hikaye anlatmıyor, adeta insanın ruhuna ayna tutuyor gibi hissettim. Kendi iç sesimizi duymaktan korktuğumuz anlarda, Daisuke’nin o cesur ama hüzünlü adımları insana garip bir yoldaşlık hissi veriyor. Eğer sakin bir akşamda, biraz durup kendi içinize bakmak isterseniz, bu hikaye size çok şey söyleyecektir.
1000Kitap
ArdındanNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20211,395 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.