Öncelikle beklentimi karşılamadığı için o kadar üzüldüm ki.
Çünkü yazarı epeydir biliyorum ve eskiden okuduğumda gerçekten bir kitabını gerçekten beğenmiştim ve malum kitap fiyatları artışa geçti ve o arada anca göz koleksiyoncusu kitabını alabildim.
Yani nasıl desem en baştan yazım dilinden hiç hoşlanmadım. Cümleler birbirinden o kadar uzak ve o kadar bağlamsızdılar ki kitaba dalmak yerine sürekli okuduğum yeri baştan aldım. Sürekli ani geçişler olması sinirimi bozdu.
Kurgusunu o kadar kötü bulmadım belki ama gerçekten o kadar iyi de değildi hatta hiç beğenmedim yerler oldu. Son sayfaları merakla okudum sadece-daha çok tiksintiyle- Açıkçası aktarmak istediği mesajı aktaramamıştı bence. Ana karakterin abisi bir ped#fili ve kitaba bir şekilde dahil oluyor. Yazar kitabın sonunda kendisine bu karakter hakkında "bizim bir ped#filiye acımamızı sağladın" tarzında yorumlar aldığını, Almanya'da aslında pedo olan yaklaşık 250 bin küsur kişi kadar insan olduğunu söylemiş ve tedavisinin olmadığından bahsetmiş. Her ped#filin eyleme geçmediğini,çoğunun suçluluk duyguları ile boğuştuğunu ve bu evrede tedavi alabilmelerinin gerekliliğini savunmuş ve buraya kadar tamam dedim ama bu yazdığı Cosmo adındaki karakter neyin nesi oluyor ki bu kadar acınmış? Travmatik bir çocukluk geçirmiş,kitabın büyük bir bölümü boyunca havalı ve yardımsever karakter rolünde ama daha kitabın belki daha ilk yüz sayfasında iken kardeşi onu komşunun küçük çocuğunu kaçırdığını ve bu yüzden tımarhaneye kapatıldığını söylüyor ve ayrıca çocuğun tesadüfen bulunduğunu ve hâlâ başına ne geldiğini kimseye anlatamayacak durumda olduğunu ekliyor.
Ayrıca bu adam küçük yeğeni için onun hakkında kurduğu fantezilerin bir dolu mektubunu GÖNDERMİŞ. Ama ne zırvalıyor "normal bir hayatım olup hukuk okuyup benim gibi insanların daha iyi şartlarda yargılanmasını isterdim" ve buna rağmen ona kader mahkumu gibi yaklaşan okurlar var. Kitabı alamadan önce birisinin yorumu okudum ve o ilk defa bir pedo karaktere acıdığını söylemiş . Eyleme geçmemiş biri olsa, gerçekten pişmanlığını hissedebilidiğimiz,kendi hastalığının farkında olan bir karakter olsa tamam diyeceğim bende acırdım, üzülürdüm ama bu karakterin alakası dahi yoktu. İlk göründüğü sayfadan beri midem bulandı.
Onun dışında herkese hitap eden bir kitap olduğunu asla düşünmüyorum. Gerçekten rahatsız edici noktalara dokunan bir kitaptı. Özellikle bir karakteri bende çok hayalkırıklığı yarattı.
Yazarın ayriyeten daha önce okuduğum üç kitabında da arası bozuk-boşanma aşamasında olan çiftler var. Bir noktadan sonra diğer okuyacağım kitabında da denk gelmem olası diye tahmin ediyorum hatta.
Kısacası indirimden iki kitabını almıştım ilk önce bunu okudum ve gerçekten beğenmedim. Arka kapak yazısı olsun,merak uyandırcılığı olsun umutla başladığım bir kitaptı ama pek beğenmedim umarım diğer kitabını beğenebilirim Sebastian Fitzek