·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Haziran 2022 16:21 "Bir gün doğru yöne doğru da gideceğiz en nihayetinde..."
Kitabın önsözünde bulunan, yazarın kendi kaleminden küçük bir kısımla başlayacağım...
"Aslında en başta anlamam gerekirdi fakat şimdi açık bir şekilde görebiliyorum ki kaleme aldığım bu kısa eserimde hiçbir şekilde eleştirel bir tavır takınmamış hatta ölçüyü tamamen kaçırarak son derece şairane bir tutum içerisinde bulunmuştum. Bütün bu olanlardan uzun bir süre sonra o dönemin ne kadar da kendine özgü bir karmaşası olduğunu düşündüm..." Henry James, 1907
Kitap temelde romantik bir tanışma ile 'kültür çatışması' üzerine kurulmuş. Özgür ruhlar ülkesi Amerika ile katı kurallar ve aristokrasi merkezi Avrupa kültürünün çatışmasını alt metinde çok rahat hissediyorsunuz.
İki gencin merkezinde olduğu romantik ama eleştirel bir kitap.
Çok güzel, aşırı zarif, akıllı, hazır cevap, fikri ağzında, sivri dilli, açık sözlü ve oldukça göz alıcı bir bayan Daisy Miller ...
Çok fazla an'ı yaşayan birisi an'da kalan birisi. Milletin ne dediğini zerre önemsemeyen, kendine güveni yüksek olan bir karakter. Etrafının ne düşündüğüne hiç takılmadığı gibi kendi karakterinden dolayı, onu ayıplayan herkese de çatır çatır cevabı veriyor. ( Bu kısımlar beni keyiflendirdi yalan yok. )
Diğer tarafta ise Winterbourne... Yakışıklı, ağır başlı, kibar, tam bir salon beyefendisi... Kitap boyunca Daisy hakkında sürekli ikilemde kalıyor. İçinde Daisy'yi nereye koyacağını bilemediği için teyzesinin olumsuz fikirlerine de maruz kalıyor...
->
'Son derece cahiller, görgüsüzler ancak o kadar masumlar. İnan bana kötü insanlar değiller.' (s60) Winterbourne teyzesine karşı savunma yapıyor...
Teyzesinin olumsuz propagandaları sebebiyle Winterbourne ve Daisy istedikleri yakınlaşmayı sağlayamıyorlar. Katı kurallar, adetler, gelenekler, basmakalıp fikirler önlerinde engel oluyor diyebilirim.
Daisy bir İtalyan olan Giovanelli ile tanışıyor. Bu tanışma ve görüşme süreci boyunca toplumun ayıp olarak gördüğü ne varsa açık yüreklilikle kimseyi önemsemeden yapıyor.
Bu bölümlerde o dönemin toplumunda bir kadının yalnız başına bir erkekle uzun yürüyüşler yapması inanılmaz âdâp ve edep dışı kabul ediliyor. Bir kadına hafif meşrep etiketi yapıştırmak bu kadar kolay.
Kitabın son bölümlerinde toplumun 'ahlaksızlık' ve 'görgüsüzlük' kavramlarına nasıl baktığını açıkça görüyoruz.
->
'Daha makul davranabilecek kadar olgunsun. Fakat arkandan konuşulabilecek kadar da büyüksün, sevgili Daisy Miller.' (s76)
Hülasakelam hayatı açık yüreklilikle yaşayan çocuksu neşesiyle hep istediği şeylerin peşinde koşan güzel Daisy için son kötü... Böyle bir toplumda yaşasa daha iyi günler görür müydü orası da şüpheli... Zira hasta yatağındayken bile arkasında yığınla kötü dedikodu yayan pis zihniyetli bir güruh vardı...
Son olarak anlatıma dil açısından bakacak olursam güzel ve akıcıydı. Öyle güzel betimlemeler varki konuşurlarken takındıkları yüz ifadeleri gözünüzün önünde canlanabilir. Yazarın dili kullanma kabiliyetini takdir ettim ve çok beğendim.
Kitap için son cümle...
Her malın alısıcı olduğu gibi her kitabın da mutlaka bir okuyucusu çıkar.