Edebi bir eser için dilin estetiği elbette önemlidir; fakat burada estetik kaygı, anlatılmak istenenin önüne geçmiş. Metin, “güzel görünme” isteğiyle doğal akışını kaybetmiş ve yapay bir söyleyişe bürünmüş. Bu da samimiyet duygusunu zedeliyor.
Ayrıca metinde belirgin bir olay örgüsü ya da karakter derinliği bulunmuyor. Okuyucunun tutunabileceği bir hikâye, iz sürebileceği bir karakter veya somut bir bağlam eksik. Bu nedenle metin, bir anlatıdan ziyade dağınık düşünceler yığını gibi algılanıyor.